Selçuklu Minyatür Sanatında Hâle Kullanımı
Authors : Ayşe Zehra Sayın
Pages : 39-63
Doi:10.47702/sema.2025.66
View : 150 | Download : 356
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Kutsal olgunun sanattaki tezahürü, tarih boyunca sembolik bir anlam taşımıştır. Bu olgu, farklı kültürlerde ortak bir imge olan daire formu ile güneşle ilişkilendirilmiş ve “hâle” biçiminde sanat eserlerine yansımıştır. Hint ve İran kültürlerinde güneş tanrısı Mithra ile bağlantılı olarak kullanılan hâle, Orta Asya’da Budist sanat aracılığıyla sürekliliğini korumuş; özellikle Uygur dönemi Budist sanatında güçlü bir sembolik forma dönüşmüştür. Orta Asya Türk boylarında göksel ibadetlerin önemli bir yer tutması, hâlenin kutsiyetini pekiştirmiştir. İslamiyet’in kabulüyle birlikte bu sembolik form, Uygurlu sanatkârların aracılığıyla Selçuklular Döneminde İran, Mezopotamya ve Anadolu’ya taşınmış ve burada yeni bir anlam boyutu kazanmıştır. Bu çalışma ile Selçuklu Dönemi minyatürlerinde hâle kullanımı; biçimsel ve anlam boyutları açısından değerlendirilmektedir. Bu kapsamda XII. ve XIII. yüzyıla tarihlenen dönemin tespit edilen Dioscorides De Materia Medica (Kitâbü’l-Haşâiş Fî’t-Tıb), Kitâb el-Tiryâk (Panzehirler Kitabı), Makâmât-ı Harîrî, Kelîle ve Dimne, Kitâbü’l-Aghâni ile Varka ve Gülşah minyatürlü eserlerinin bulunan farklı nüshaları içerisindeki figürlü sahneler incelenmiş ve hâlenin uygulama biçimleri belirlenmiştir. Sonuç olarak hâle kullanımının, Uygur döneminde olduğu gibi sembolik bir kutsiyet unsuru olmayı sürdürdüğü ve aynı zamanda incelenen dönemde estetik bir kompozisyon öğesi olarak değerlendirildiği ortaya konmuştur.Keywords : Selçuklu, Minyatür, Figür, Hâle, Kutsiyet
ORIGINAL ARTICLE URL
