- Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Sayı: 36
- Dövize Endeksli Pirim İadeli Hayat Sigortası ve İslâm Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Dövize Endeksli Pirim İadeli Hayat Sigortası ve İslâm Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Authors : Salih Güner
Pages : 85-102
Doi:10.35415/sirnakifd.1623954
View : 108 | Download : 93
Publication Date : 2025-06-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, hayat sigortası kapsamında sunulan ve hayat sigortası ürününün farklı bir örneğini teşkil eden dövize endeksli prim iadeli hayat sigortasının İslâm hukuku açısından değerlendirilmesini ele almaktadır. Hayat sigortası, sigortacılık sistemindeki can sigortaları branşının bir alt başlığı olarak değerlendirilmektedir. Hayat sigortasında amaç, kişinin vefatı ya da maluliyeti gibi durumlarda geride kalanların veya bizzat sigortalının ekonomik kayıplarını gidermek veya ileri yaşlarda düzenli bir gelir sağlamaktır. Özellikle ülkemizde enflasyon oranının yüksek seyretmesi ve bu sebeple paranın değerinin sürekli değişmesi sebebiyle sigorta şirketleri dövize endeksli prim iadeli hayat sigortası ürününü sunmaya başlamışlardır. Bu sigorta türünde primler dövize endeksli olarak ödenmekte ve sözleşme süresi (genellikle 10 veya 12 yıl) sonunda vefat rizikosu gerçekleşmediği takdirde ödenen primlerin tamamı, döviz kuru üzerinden aynen iade edilmektedir. Öte yandan, vefat rizikosu gerçekleştiği takdirde lehtarlara dövize endeksli bir tazminat ödemesi yapılmaktadır. Sigorta ve hayat sigortası, literatürde çalışılmış olmakla birlikte hayat sigortacılığı kapsamında yeni bir ürün olan dövize endeksli prim iadeli hayat sigortasının, İslâm hukuku açısından değerlendirilmesi elzemdir. İslâm hukuku açısından bu sigorta türünün incelenmesinde öne çıkan temel meseleler genel olarak sigorta akdi kapsamında da tartışılan akitte garar (belirsizlik), kumar ve faiz unsuru ile sigorta şirketlerinin topladığı primlerin hangi yatırım enstrümanlarında değerlendirildiği hususudur. Çalışmada sigorta akdinde bulunduğu iddia edilen bu unsurlar tartışılmış ve bu unsurların dövize endeksli prim iadeli hayat sigortasında bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmiştir. Diğer taraftan belirlenen süre sonunda riziko gerçekleşmediği takdirde ödenen primlerin aynen iade edilecek olması ve bununla birlikte bu süre içerisinde primlerden elde edilen kârın şirkete ait olması İslâm hukuku açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken diğer hususlardır. Zira süre sonunda primlerin aynen iade edilecek olması, akdin karz üzerine mi inşa edildiği; yoksa sigorta akdi kapsamında yeni bir akit olarak mı değerlendirileceğini akla getirmektedir ki akdin karz olarak kabul edilmesinin veya sigorta akdi kapsamında yeni bir akit olarak değerlendirilmesinin farklı sonuçları bulunmaktadır. Dövize endeksli prim iadeli hayat sigortası kapsamında tartışılan bir diğer husus, belirlenen süre sona ermeden müşteri tarafından sigorta akdinden vazgeçilmesi durumunda ödenen primlerden yıllara göre farklı oranlarda kesinti yapılmasıdır. Çalışmada, böyle bir uygulamanın bulunmasının akdin meşruiyetine etkisi değerlendirilmiş ve ödenen primlerden kesinti yapılmasının ve kesintiden sonra kalan miktarın ise müşteriye iade edilmesinin önünde İslâm hukuku açısından herhangi bir engelin bulunup bulunmadığı tartışılmıştır. Son kısımda, Türkiye’de dövize endeksli prim iadeli hayat sigortası hizmeti veren sigorta şirketlerine dair bir inceleme yapılmıştır. Türkiye Sigorta’nın bu ürünü “faizsiz” olarak sunduğunu ve topladığı primleri katılım bankalarında değerlendireceğini taahhüt ettiğini belirtmesi önemli bir ayrıntıdır. İncelemeler neticesinde bu ürünü sunan diğer şirketlerin ise toplanan primlerde faizsizlik ilkesini gözetip gözetmediğine dair herhangi bir beyanlarının bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki burada zikredilen “faizsizlik” ilkesinden kasıt, ödenen primlerin değerlendirildiği yatırım alanıyla ilgilidir. Sektörde sunulan dövize endeksli prim iadeli hayat sigortası ürünü, hâlihazırda katılım sigortacılığı faaliyeti yürüten şirketler tarafından hizmete sunulmamaktadır. Ürün, sadece konvansiyonel şirketler tarafından satılmakta ve bu şirketler içerisinden ise sadece birisi, topladığı primleri faizsiz olarak değerlendireceğini taahhüt etmektedir. Dolayısıyla dövize endeksli prim iadeli hayat sigortasının sadece bu şirket tarafından meşru olarak sunulduğu düşünülmektedir.Keywords : İslâm Hukuku, Sigorta, Hayat Sigortası, Prim İadeli Hayat Sigortası, Faiz, Garar.
ORIGINAL ARTICLE URL
