- Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi
- Issue:54
- İlâhî Bilginin Mahiyeti Konusunda Muhakkik Sûfîlerin Ehl-i Nazara Yönelttikleri Eleştiriler
İlâhî Bilginin Mahiyeti Konusunda Muhakkik Sûfîlerin Ehl-i Nazara Yönelttikleri Eleştiriler
Authors : Mesut Sandıkçı
Pages : 63-96
Doi:10.70951/tasavvufdergisi.1556421
View : 151 | Download : 126
Publication Date : 2024-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :İlâhî bilginin mahiyeti, Meşşâî, İşrâkî ve Kelâmî gelenekler içinde üzerinde durulan önemli konulardan biridir. İbn Sînâ’nın (ö. 428/1037), ilâhî bilginin mahiyeti hakkındaki görüşleri, özellikle de Hakk’ın eşyaya dair bilgisinin küllî olduğu yönündeki ifadeleri, kendisinden sonra ciddi tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmaların genel çerçevesi, Hak Teâlâ’nın bilgisinin, eşya yaratılmadan önce ve yaratıldıktan sonra ne şekilde olduğu meselesidir. Yani Hakk’ın eşyaya dair bilgisi husûlî midir, yoksa huzûrî mi? Küllî midir, cüzî midir? Bu konuda, İbn Sînâ’nın açıklamalarına hem kelâmî hem de işrâkî gelenekler içerisinde çeşitli eleştiriler yöneltilmiş, muhakkik sûfîler de benzer eleştiriler getirmiştir. Ancak muhakkik sûfîler, her iki geleneğin açıklamalarını yetersiz bulmuş ve meseleyi vahdet-i vücûd anlayışı çerçevesinde çözüme kavuşturmayı amaçlamışlardır. Eleştirilerin merkezinde İbn Sînâ’nın görüşleri bulunduğu için, bu çalışmada öncelikle İbn Sînâ’nın ilâhî bilginin mahiyeti konusundaki görüşlerini kısaca açıklayacağız. Daha sonra sırasıyla Gazzâlî (ö. 505/1111), Fahreddin Râzî (ö. 606/1210), Maktûl Sühreverdî (ö. 587/1191) ve Nasîrüddîn Tûsî’nin (ö. 672/1274) İbn Sînâ’ya yönelik eleştirilerine yer vererek, bu düşünürlerin itirazlarının esasını tespit etmeye çalışacağız. Çalışmamızın asıl kısmını ise muhakkik sûfîlerin, Sadreddin Konevî (ö. 673/1274), Dâvûd Kayserî (ö. 751/1350) ve Sâinüddîn İbn Türke (ö. 836/1432) gibi isimlerden hareketle geliştirdikleri bakış açısını ortaya koymaya ayıracağız.Keywords : Tasavvuf, İlahî bilgi, Konevî, Kayserî, İbn Türke
ORIGINAL ARTICLE URL
