- Temaşa Erciyes Üniversitesi Felsefe Bölümü Dergisi
- Sayı: 23
- Cevher ve Tanrı: Aristoteles ve İbn Sînâ’da Metafizik İlminin Konusu
Cevher ve Tanrı: Aristoteles ve İbn Sînâ’da Metafizik İlminin Konusu
Authors : Tanju Toka
Pages : 157-176
Doi:10.55256/temasa.1648413
View : 85 | Download : 63
Publication Date : 2025-06-02
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, Aristoteles ve İbn Sînâ’nın metafizik ilminin konusunu nasıl tanımladıklarını cevher ve Tanrı ekseninde karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Aristoteles, metafiziği varlık olmak bakımından varlıkın araştırılması şeklinde konumlandırır. Bu çerçevede cevher, varlığın değişmez özü olarak ontolojik, epistemolojik ve zamansal bakımdan birincil konumdadır. Aristoteles’e göre ontolojik anlamda cevher, diğer tüm kategorilerin temelini teşkil eden ilkedir ve bu nedenle bütün varoluşun anlaşılmasında anahtar rol oynar. Bununla birlikte Aristoteles, metafiziğe teolojik bir boyut da kazandırarak onu aynı zamanda Tanrı’yı, yani tüm varlık düzeninin ilk ilkesini araştıran bir ilim olarak görür. Böylece onun sisteminde ontoloji ile teoloji iç içe geçmiştir. İbn Sînâ ise Aristoteles’in cevher anlayışını ve metafizik tasavvurunu büyük ölçüde benimsemekle birlikte, bunu varlık-mahiyet ayrımı ve zorunlu-mümkün varlık kavramsallaştırmaları aracılığıyla yeniden yorumlar. İbn Sînâ, metafiziğin konusunu genel anlamda varlık olmak bakımından varlık olarak belirlerken, Tanrı’yı bu ilmin zorunlu olarak kanıtlaması gereken bir meselesi olarak ele alır. Bu yaklaşım, Tanrı’nın varlığını ontolojik bir zorunluluk olarak temellendirip metafiziğin kapsamını genişleterek, yalnızca fizikötesi varlık alanlarını değil, tüm varolanların ilk ilke ve nedenlerini araştıran küllî bir ilim haline getirmektedir. Ayrıca çalışma boyunca Aristoteles’in cevher merkezli ontolojisi ile İbn Sînâ’nın Tanrı’yı zorunlu varlık olarak içeren ontolojisi karşılaştırılmakta; böylece metafiziğin konusu bağlamında ontoloji ve teoloji arasındaki ilişkinin bu iki filozofta nasıl konumlandırıldığı ortaya konulmaya gayret edilmektedir. Çalışma sonucunda, İbn Sînâ’nın Aristoteles’ten devraldığı mirası sistematik bir bütünlüğe kavuşturarak metafizik disiplinini hem ontolojik hem de teolojik unsurları barındıran geniş bir çerçeveye oturttuğu gösterilmektedir.Keywords : Aristoteles, İbn Sînâ, Metafizik, Varlık, Tanrı, Cevher
ORIGINAL ARTICLE URL
