- Trabzon İlahiyat Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- Ebû Abîde el-Hazrecî ve Hıristiyanlığa Reddiyesi: Makâmi‘u’s-Sulbân
Ebû Abîde el-Hazrecî ve Hıristiyanlığa Reddiyesi: Makâmi‘u’s-Sulbân
Authors : Zeynep Hocaoğlu, Salih Sabri Yavuz
Pages : 595-620
Doi:10.33718/tid.1764891
View : 234 | Download : 212
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Reddiye geleneği bağlamında yazılmış eserler İslam düşüncesinde önemli bir yer tutmaktadır. İslam düşüncesinin çeşitli dönem ve coğrafyalarında bu faaliyet sürdürülmüş, bu bağlamda Endülüs’te de söz konusu gelenek devam etmiştir. Araştırmacılar, Endülüs’te reddiye yazım geleneğini, Hicrî V. yüzyılda İbn Hazm’ın (ö. 456/1064) kısaca el-Fasl diye bilinen meşhur eseriyle başlatmaktadır. Sonraki süreçte de Hicrî 6. yüzyılda yaşamış olan ve fazla bilinmeyen Ebû Abîde el-Hazrecî (ö. 582/1187) Makâmi‘u’s-sulbân adlı eseriyle bu geleneği devam ettirmiştir. Kaynaklara göre Endülüs’te Murâbıtlar Devleti’nin yıkıldığı, Muvahhidler Devleti’nin kurulduğu siyasi, askeri sosyo-politik açıdan zorlu bir zamanda yaşayan ve bu dönemde Hıristiyanlara esir düşen Hazrecî’ye birçok eser atfedilmektedir. Bunlardan günümüze ulaşanlardan biri, reddiye eseri Makâmi‘u’s-sulbân, diğeri ise Nefesü’s-sabâh adlı tefsir kitabıdır. Araştırmamız sonucunda, Mehmet Özdemir’in Endülüs’te Hıristiyanlığa Yönelik Reddiyeler makalesinde, Makâmi‘u’s-sulbân’a dair kısa bir malumat dışında ayrıntılı bir çalışmaya rastlayamadık. Dolayısıyla biz de Türkçe reddiye literatürüne bir katkı olması açısından Hazrecî’yi ve reddiye eserini çalışmamıza konu ettik. Makâmi‘u’s-sulbân, Endülüs’te Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinin hız kazandığı, Haçlı ittifakının (Reconquista) amaçlarına yaklaştığı ve dolayısıyla Müslümanlara karşı baskı ve şiddetin arttığı bir dönemde, Müslüman bir alimin esaret altında yazmış olduğu bir eserdir. Makâmi‘u’s-sulbân, İslam ve Hıristiyanlığı karşılaştırmalı olarak ele alması açısından mukayeseli dinler tarihi sayılabilecek özellikler göstermektedir. Bu husus, özellikle Hıristiyan inancını ele alındığı bölümlerde dikkat çekmektedir. Ayrıca eserin öne çıkan bir yönü de Hazrecî’nin, papazların, kilisenin olağanüstü olaylara dayalı olarak halkın dini duygularını sömürmesini ve kendi nüfuzları için kullanmasını akla ve ilme dayalı olarak eleştirmesidir. Kısacası Makâmi‘u’s-sulbân hem yazıldığı Endülüs ikliminde hem de Doğu İslam dünyasında reddiye eserleri ile de öne çıkan Kurtubî (ö. 671/1273), Karâfî (ö. 684/1285), İbn Kayyim el-Cevziyye (ö. 751/1350) gibi alimleri, kullandığı deliller ve metot açısından etkilemiştir. Amacımız Hazrecî ve eserini tanıtmak, onun Endülüs reddiye geleneğinde ve devam eden tarihi süreçte de konumunun izlerini sürmek ve kelam ilmi açısından eserinde takip ettiği üslup, metot ve muhteva gibi dikkat çeken bazı hususları deskriptif bir yöntemle ele almaktır.Keywords : Kelam, Endülüs, Reddiye, Hazrecî, Makâmi‘u’s-Sulbân.
ORIGINAL ARTICLE URL
