- TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi
- Sayı: 14
- GENETİK, ÇEVRESEL VE KÜLTÜREL ETMENLERİN IŞIĞINDA ANEMİ: BAZI ESKİ ANADOLU TOPLULUKLARINDAN ÖRNEKLER...
GENETİK, ÇEVRESEL VE KÜLTÜREL ETMENLERİN IŞIĞINDA ANEMİ: BAZI ESKİ ANADOLU TOPLULUKLARINDAN ÖRNEKLER
Authors : Handan Üstündağ
Pages : 173-192
View : 23 | Download : 14
Publication Date : 2011-08-10
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışmanın amacı, bazı eski Anadolu toplulukları üzerinden, aneminin genetik, çevresel ve kültürel bileşenlerini, paleopatolojideki yeni yaklaşımların yardımıyla tartışmaktır. Paleopatoloji literatüründe, kafatası kemiklerinin dış kısmında ortaya çıkan gözenekli oluşumlar olarak tanımlayabileceğimiz porotic hyperostosis (PH) ve aynı şekilde göz çukurlarının tavan kısmında ortaya çıkan cribra orbitalia (CO), hem genetik hem de sonradan edinilen anemilerin göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmayla, sonradan edinilen anemiler (demir eksikliği anemisi ve megaloblastik anemi) ve sıtmaya karşı bir tür bağışıklık sağlayan genetik kökenli anemilerin (talasemi, orak hücreli anemi ve G6PD enzim eksikliğine bağlı anemi), incelediğimiz eski Anadolu topluluklarındaki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, Bizans dönemine ait Kadıkalesi (Kuşadası, İzmir) (n:58), Daskyleon (Bandırma) (n:43), Smyma Agorası (Izmir) (n:33), Alanya Kalesi (Alanya, Antalya) (n:27) ve Phokaia (Foça, İzmir) (n:25) iskelet topluluklarına ait toplam 186 iskelet incelenmiştir. Bu iskeletlerde PH ve CO frekansıyla birlikte, genetik kökenli anemilere özgü kemik değişimlerinin olup olmadığı araştırılmıştır. İncelediğimiz iskelet topluluklarından Kadıkalesi\\\'nde % 17,1 PH ve % 36,8 CO; Daskyleon\\\'da % 60,9 PH ve % 27,3 CO; Smyrna Agorası\\\'nda % 72,7 PHve % 22,2 CO; Alanya Kalesi\\\'nde % 35,7 PH ve % 37,5 CO; Phokaia\\\'daysa % 30 PH ve % 38,5 CO saptanmıştır. Bu topluluklarda PH ve CO frekansının genelde yüksek olduğunu, özellikle de Daskyleion ve Smyrna Agorası topluluklarında PH\\\'e oldukça yüksek oranda rastlandığını söyleyebiliriz. Kadıkalesi, Alanya Kalesi ve Phokaia topluluklarında da CO yüksek oranlarda gözlemlenmiştir. İncelediğimiz iskelet topluluklarının hiçbirinde genetik kökenli anemilere özgü kemik değişimlerine rastlanmamıştır. İncelenen iskelet topluluklarında genelde yüksek olan PH ve CO frekansının; beslenme, parazitler ve bağırsak enfeksiyonlarının sinerjik etkisiyle gelişen demir eksikliği anemisi ve/veya megaloblastik anemiyle açıklanabileceği öne sürülmüştür. Ayrıca iskorbüt ve raşitizm hastalıklarında da göz çukurları ve kafatasında gözenekli kemik lezyonlarının gelişebildiğine ve bunların da PH/CO frekanslarını etkileyebileceğine dikkat çekilmiştir.Keywords : Anemi, talasemi, sitma, porotic hyperostosis, cribra orbitalia
ORIGINAL ARTICLE URL
