- Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi
- Sayı: 116
- HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN HİLAFET VE MAKTELLERİNİ ANLATAN MANZUM BİR HİKÂYE
HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN HİLAFET VE MAKTELLERİNİ ANLATAN MANZUM BİR HİKÂYE
Authors : Ahmet Serdar Erkan
Pages : 71-118
Doi:10.60163/tkhcbva.1584974
View : 291 | Download : 550
Publication Date : 2025-12-18
Article Type : Review Paper
Abstract :Hz. Peygamber’in torunlarından Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gerek İslâm tarihinde gerekse İslâm edebiyatında, hilafet süreçleri ve vefatlarıyla çok derin izler bırakmış iki önemli isimdir. Hz. Peygamber’in terbiyesinde yetişen bu iki isim, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer döneminde herhangi bir siyasi olayın içinde yer almamışlardır. Ancak Hz. Osman’ın evinin kuşatıldığı günlerde, babaları Hz. Ali’nin emriyle haricilere karşı halifeyi korumak vazifesiyle görevlendirilmişlerdir. Hz. Osman hariciler tarafından şehit edilince halifelik makamına Hz. Ali geçmiştir. Hz. Osman’ın son dönemlerinde başlayan kargaşa ortamı, bu dönemde de artarak devam etmiş ve olaylar, Hz. Ali’nin şehadetiyle neticelenmiştir. Hz. Ali’den sonra İslâm ümmetinin 5. halifesi Hz. Hasan olmuştur. Bu geçiş, hilafete aday diğer bir isim olan Muaviye’yi oldukça rahatsız etmiştir. Aralarında bazı çekişmeler olmuşsa da ümmetin içine nifak sokmamak için çaba gösteren Hz. Hasan, 6 aylık halifelik vazifesinden kendi rızası ile vazgeçmiş, daha sonra zehirlenme olayına kadar Medine’de yaşamıştır. Hz. Hasan’ın kısa süren halifeliğinden sonra bu makama Muaviye geçmiştir. Muaviye’nin vefatına kadar halifeliğine ses çıkarmayan Hz. Hüseyin, Muaviye’den sonra oğlu Yezid’in halifeliğine razı olmayıp bu duruma karşı çıkmıştır. Bu karşı çıkış, İslâm tarihi ve edebiyatı açısından Kerbelâ’da Hz. Hüseyin’in şehadetiyle sonuçlanan sürecin başlangıcı olmuştur. Nitekim Hz. Hüseyin ve yoldaşları iki tarafın eşit olmadığı bir savaşın sonunda Kerbelâ’da şehit edilmişlerdir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in hilafet mücadeleleri etrafında gelişen bu olaylar, İslâmi Türk edebiyatında birçok manzum ve mensur eserin telifine sebep olmuştur. Çalışma konumuz olan manzume de bunlardan biridir. Manzume, hikâyenin sonuna kadar yukarıda bahsedilen tarihi gerçekler etrafında kurgulanmış ancak Yezid’in öldürüldüğü bölümde, bu gerçeklerin dışına çıkılarak şiir bitirilmiştir. Zira kaynaklarda eceliyle ölen Yezid manzumede, Hz. Peygamber’i rüyasında görüp ondan aldığı emirle Yezid’in karşısına çıkan Mehemmed el-Irâkî adlı bir tüccarın liderliğinde ayaklanan halk tarafından öldürülmüştür. Müellifi belli olmayan bu eser, sondaki münacatla beraber 6 bölüm ve 524 beyitten oluşmaktadır. Şiir, Eski Anadolu Türkçesinin sade dil anlayışı ile telif edilmiştir. Metinde Arapça ve Farsça kelimeler oldukça az olup buna karşın arkaik birçok kelime ve ek, şiirde kendine yer bulmuştur. Eserin farklı kütüphanelerden tespit edilen 6 nüshası üzerinden tenkitli bir metni oluşturulmuştur. Bu çalışmayla Türk İslâm edebiyatında da üzerine çok sayıda araştırma yapılmış olan “maktel”lere tenkitli bir metinle katkıda bulunmak istenmiştir. Ayrıca makalede, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in isimlerinin verildiği tarihten vefatlarına kadar geçen süreçteki bazı olaylar ele alınmış, bu olaylarla ilgili yapılan değerlendirmelere yeni bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.Keywords : Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, İslami Türk Edebiyatı, Kerbelâ, Maktel
ORIGINAL ARTICLE URL
