Kutadgu Bilig’de Zihin Eğitimi
Authors : Vefa Taşdelen
Pages : 1-18
Doi:10.62068/visbid.1482160
View : 70 | Download : 45
Publication Date : 2024-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Düşünme, insanın en ayırıcı vasıflarından biridir. İnsan, düşünerek anlar, düşünerek yolunu bulur, düşünerek sorunlarını çözer. Hangi eğitim faaliyeti olursa olsun, öncelikle düşünme yetisini eğitmeyi amaçlar. Bu nedenle “düşünme eğitimi”, “çocuklarla felsefe”, “eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri” gibi adlandırmalar nispeten yeni olsa da, düşünme eğitimi aslında insanın tarihi kadar eskidir. Bunun böyle olmasının nedeni, bilme, anlama, yaşama, değer üretme faaliyetlerinin insanın yeryüzündeki temel konumunu tanımlıyor olmasıdır. Bilgeler, filozoflar, ahlakçılar, bilim adamları ve eğitimciler, düşünme yetisinin terbiyesine katkıda bulunan kişilerdir. Bugün de zihnin, iyilik değerleri çerçevesinde, bir yaşama kültürü ve dünya görüşü doğuracak, nihayetinde bireyin otonomisini sağlayacak ve geliştirecek şekilde eğitilmesi, düşünme eğitiminin temel hedefleri arasında yer alır. Düşünme eğitimi salt felsefeden ya da salt pedagojiden oluşmaz; her ikisinden de oluşur. Felsefe geleneği açısından bakıldığında, “düşünme eğitimi”, “çocuklarla felsefe” gibi etkinliklerin Sokrates, Platon, Aristoteles, Rousseau, Kant, Dewey gibi filozoflara geri götürülerek yapılandırıldığı görülebilir. Söz konusu yaklaşım açısından nasıl ki Batılı filozofların görüşleri “düşünme eğitimi”, “çocuklar için felsefe” kapsamında yeniden okunup değerlendiriliyorsa aynı şekilde doğulu filozofların/bilgelerin eserleri de okunabilir. İşte bu eserlerden biri, Kutadgu Bilig’dir. 1069 yılında, Karahanlı devletinde “has haciblik” (halkın sorunlarıyla ilgilenen ve bu sorunlardan Hakanı haberdar eden kişi) görevinde bulunmuş olan Yusuf Has Hacib tarafından yazılan eser, öncelikle düşünme yetisini eğitmek, öne çıkardığı değerlerle duyguları, davranışları ve kişiliği terbiye etmek isteyen bir çalışma niteliğindedir. Söz konusu eser, rastlantısal ve şansa bağlı bir durum olan; “uğur, baht, talih, mutluluk, devlet” gibi anlamlara gelen ve gelip geçici bir varlık olan insanın yeryüzündeki iyilik hâlini ifade eden kut’u, birey, toplum ve devlet hayatında nasıl sürekli hâle getirebiliriz, bunun bir yolu var mıdır, sorusuna cevap arar ve kutun sürekliliğini, bilgi, adalet, bağışlayıcılık, merhamet, cömertlik, yumuşak huyluluk, sabır, metanet gibi erdem değerlerinde bulur. Kut’u sürekli kılmak böyle bir zihin durumunu ve ruh yüceliğini gerektirir. Bu da ancak düşünme yetisini eğitmek ve etkin hâle getirmekle gerçekleşebilir.Keywords : Düşünme eğitimi, Kutadgu Bilig, Kut, Bilgi, Erdem
ORIGINAL ARTICLE URL
