IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  • Cilt: 11 Sayı: 1
  • Kur’an Meallerinde Göz Ardı Edilen Bir Yerel Motif: Tâhâ 20/102 Âyeti Örneği

Kur’an Meallerinde Göz Ardı Edilen Bir Yerel Motif: Tâhâ 20/102 Âyeti Örneği

Authors : Hasan Nas
Pages : 57-77
Doi:10.32955/neu.ilaf.2025.11.1.03
View : 67 | Download : 41
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Allah’ın insanlığa son hitabı olan Kur’ân-ı Kerîm’in ilk muhatabı Arap toplumu olduğu için Kur’an onların dillerinde, Arapça nazil olmuştur. Kelâmullah’ın Arapça olması, onun Arap kültürü ve dil yapısına uygun bir mahiyet taşıdığını gösterir. Kur’an, ilk muhataplarına \\\'apaçık Arapça bir lisan\\\'la seslenirken, onların kültürlerini ve dünya görüşlerini dikkate alarak evrensel mesajlarını iletir. Bütün diller, o dil üzerinden konuşup anlaşan milletlerin dünya görüşlerini ve yaşam tarzlarını bünyesinde barındırmaktadır. Bu yüzden Kur’an’ı Allah’ın muradına uygun olarak anlayabilmek için onda yer alan anlatımları, imgeleri ve tasvirleri öncelikle ilk muhatapların muhayyilesi ve zihniyeti çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Renkler de dilin ve toplumsal kültürün bir parçasıdır. Bu nedenle, Kur’an’da renklerle verilen mesajları anlamak için o toplumun renklere yüklediği anlam dikkate alınmalıdır. Kur’an’da inkârcıların/mücrimlerin ahiretteki dehşetli halleri birçok yerde ayrıntılı bir şekilde tasvir edilmektedir. Bunlardan biri ve konumuz olan Tâhâ sûresi 102. âyette de onların mahşer meydanındaki perişanlıkları ve içinde bulundukları korkunç halleri yansıtılmaktadır: “Sura üfleneceği gün biz o günahkârları gözleri gömgök vaziyette/mavi gözlü olarak haşredeceğiz.” Bu âyette Allah’ın, cehennemlikleri tasvir ederken, onları “gök gözlü/mavi gözlü” anlamına gelen zürkan kelimesi üzerinden betimlemesi dikkat çekicidir. Kur’an’da sadece burada geçen ve “mavi” anlamına gelen zürkan kelimesi ile Arapların nefret ettiği, uğursuz saydığı ve ayıpladığı bir göz rengi olan mavi göz figürü kullanılmış olmaktadır. O dönem Arap toplumunun mavi renge yüklediği olumsuz anlamı yansıtan Kur’an’daki bu ifadenin Câhiliye şiirlerinde, hadislerde ve Arap edebiyatında da benzer anlamda kullanıldığı görülmektedir. Cahiliye dönemi şiirlerinden birinde, korkunç görünümlü hayalî bir yaratık olan gulyabani bu şekilde mavi gözlü olarak tasvir edilmektedir. Hz. Peygamber’den gelen rivayetlerde de kabirde görevli meleklerin siyah tenli ve mavi gözlü oldukları bildirilmekte ve mavi gözlü bir münafığın “şeytan gözlü” olarak betimlendiği görülmektedir. Arap edebiyatına dair ilk döneme ait bazı eserlerde de Arapların adi, alçak ve aşağılık gördükleri kimseleri mavi gözlü olarak tasvir ettikleri anlaşılmaktadır. Arapça lügatlerde, Kur’an sözlüklerinde ve bazı tefsirlerde Tâhâ sûresi 102. âyette geçen zürkan kelimesi izah edilirken Kur’an’ın ilk muhataplarının algılarının dikkate alınmadığı görülmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla onlar inkârcıların durumunu tasvir eden bu âyeti, onların içinde bulundukları dehşeti betimleyen diğer âyetler ışığında anlamaya çalışmışlardır. Bu sebeple zürkan kelimesini umumiyetle “kör olarak, aşırı susamış ve simsiyah kesilmiş halde ve şiddetli korkudan dolayı bakışların donuklaşması ve gövermesi” şeklinde izah etmişlerdir. Nitekim Kur’an’da farklı yerlerde cehennemliklerin mahşer alanındaki acıklı halleri bu şekillerde tasvir edilmektedir. Bu izah şekli, ilgili âyette geçen zürkan kelimesinin dolaylı bir açıklaması olarak değerlendirilebilir. Çünkü kelimeye öncelikli olarak bu anlam verilmesi halinde kelimenin kökünde bulunan “gök gözlü, mavi gözlü” anlamında mündemiç olan yerel motif kaybolacaktır. Klasik ve modern birçok tefsirde ise Tâhâ sûresi 102. âyet açıklanırken Kur’an’ın ilk muhataplarının mavi renk ve mavi gözle ilgili algılarına dikkat çekilmektedir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla tefsirde ilk olarak Zemahşerî ile başlayan bu izah şekli sonraki birçok tefsirde de karşılık bulmuştur. Günahkârların mahşer meydanındaki durumlarını betimleyen bu âyette zürkan kelimesiyle onların yüzlerindeki derin üzüntü ve dehşet, mavi göz motifi üzerinden böylece etkili bir şekilde yansıtılmış olmaktadır. Gerek mücrimlerin içinde bulundukları korkunç durumdan gerekse ilk muhatapların mavi renkle ilgili algılarından dolayı, her ne sebeple olursa olsun, ilahî kelam onların bu muhayyilelerini dikkate alarak cehennemliklerin mahşer alanındaki trajik hallerini bu şekilde zihinlere yaklaştırmaktadır. Klasik ve modern birçok eserde âyetteki bu inceliğe dikkat çekilmekle birlikte ülkemizdeki belli başlı meallerin hiç birinde bu yönde bir vurguda bulunulmadığı ve bu yerel motifin tamamen göz ardı edildiği görülmektedir.
Keywords : Tefsir, Nas-Olgu İlişkisi, Arabîlik, Mavi Göz, Uğursuzluk

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026