- Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 11 Sayı: 2
- Şehâbeddin Mahmûd Örneğinde Peygamber Övgüleri
Şehâbeddin Mahmûd Örneğinde Peygamber Övgüleri
Authors : Sedat Tuna, Cemal Sandıkçı
Pages : 478-515
Doi:10.32955/neu.ilaf.2025.11.2.04
View : 114 | Download : 220
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışmanın konusu, genel olarak Sadru’l-İslâm Dönemi’nde, özelde ise Memlükler Dönemi’nde, peygamber övgüsünü konu edinen Na’t şiirlerini ele almaktır. Ayrıca, Memlükler Dönemi’nde yaşamış, ilmî açıdan mümbit ve güvenilir kabul edilen, döneminin önde gelen isimlerinden Şehâbeddin Mahmûd el-Halebî ed-Dımaşkī’nin çok kısa yaşam öyküsü ve Hz. Peygamber (s.a.v.) için nazmettiği övgü şiirlerinden bazı örnekler içermektedir. Memlükler, 658/1260 yılında Müslümanlara zulmeden ve yaşam hakkı bile tanımayan Moğollar karşısında hem İslâm tarihi hem de insanlık tarihinde büyük önem arz eden Aynicâlût Savaşı’nda kazandıkları parlak zaferle, İslâm tarihinde önemli bir yer edinmiş Müslüman Türk devletlerinden biridir. İki yüz altmış yedi yıl Mısır, Suriye ve Hicaz bölgelerinde hüküm sürmüştür. Memlükler’in hüküm sürdüğü dönemde siyasî, askerî ilmî ve kültürel alanda birçok başarılar ve kazanımlar elde etmişlerdir. Kazandıkları başarıların izleri Orta Çağ’a damgasını vurmuş, kazandıkları ilmî ve kültürel izlerin etkisi hâlâ günümüzde de kendini göstermektedir. Memlükler’in Moğolları yenilgiye uğratmasından sonra, değişik coğrafyalarda yaşayan bilim insanları, en güvenli liman olarak kabul ettikleri Memlük Devleti\\\'ne göç etmişlerdir. Bu bölgeye göç eden bilim insanları, Memlük Devleti\\\'ndeki ilmî hayata büyük bir canlılık ve ilmî yönden ivme kazandırmıştır. Özellikle dinî ilimlerde, İslâm tarihinin en zengin bilimsel mahsullerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu dönemde yaşayan bilim insanlarının yöneticiler tarafından da desteklenmesi ve kendilerine özerklik sağlanması sebebiyle, bilimsel faaliyetler zirve yapmış; bugünün tabiriyle ansiklopedik denilebilecek türden, geniş hacimli ve içerikli eserler ile sözlükler diğer toplumları ve ülkeleri etkilemiştir. Yine bu dönemde şerh ve haşiyeler artarken, hadis alanında yapılan çalışmalar yaygınlık kazanmış; tasavvufî hareketler çoğalmış, mezhebî taassup yaygınlaşmış ve dört mezhebin koyduğu usullerin dışına çıkılamamıştır. Memlükler Dönemi’nde, Arap dilini, edebiyatını ve düşüncesini kaybolmaktan ve unutulmaktan korumak amacıyla Arap mirasını canlı tutmak için entelektüel gayretler ortaya konmuş; telif edilen önemli eserler, daha sonraki kuşaklara miras bırakılmıştır. Şehâbeddin Mahmûd, Arap dili ve belâgatında zirve yapmış, nazım ve nesirde üstün bir ustalık sergilemiştir. Sahip olduğu bu edebî yeteneğini yazdığı eserleriyle ve yetiştirdiği öğrencileri aracılığıyla ispatlamış, akranlarının önüne geçerek döneminin en önde gelen yazarlarından biri olduğunu ispat etmiştir. Nazmettiği şiirlerinin etkisi ve edebî tarzındaki netlik, kendisini zamanında popülerleştirmiştir. Edebî mektup (Teressül) yazmış; mensûb yazısıyla ücret karşılığında kitaplar kopyalamış, dinî şiirin bir bölümü kabul edilen Hz. Peygamber’e (s.a.v.) övgü şiirleri inşâd etmiştir. Kesintiye uğramadan elli yıl süreyle, devletin en önemli görevlerinden biri kabul edilen sır kâtipliği görevini yürütmüş ve devletin en gizli sırlarına vâkıf olmuştur. Sahip olduğu üstün nitelikleri sayesinde ailesine iyi bir itibar bırakmış ve çocukları, adeta babalarının şöhretiyle anılan “Şehâbeddin Mahmûd’un çocukları” diye tanınmıştır. Oğulları ve torunlarıyla hem kâtip hem de âlim bir aile meydana getirmiştir. Tarihçi İbn Râfi ile tarihçi, edip ve şair Safedî, onun seçkin öğrencilerindendir.Keywords : Arap Dili ve Belâgatı, Memlükler, Dîvân-ı İnşâ, Edebî Mektup, Peygamber Övgüleri
ORIGINAL ARTICLE URL
