- Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi
- Cilt: 65 Sayı: 2
- YAPI-TARİH SORUNU BAĞLAMINDA LÉVI-STRAUSS’UN ÜSTYAPI TEORİSİNİN AÇMAZLARI
YAPI-TARİH SORUNU BAĞLAMINDA LÉVI-STRAUSS’UN ÜSTYAPI TEORİSİNİN AÇMAZLARI
Authors : Mehmet Çağrı Uluğer
Pages : 1650-1696
Doi:10.33171/dtcfjournal.2025.65.2.33
View : 117 | Download : 106
Publication Date : 2025-12-21
Article Type : Review Paper
Abstract :Kültüre içkin imleme süreçlerinin insan zihnine gömülü evrensel bir yapısallığa sahip olduğunu düşünen Lévi-Strauss, tüm çalışmalarında simgesel yapının bilinçdışı etkinliğine öncelik vermiştir. İnsanın tüm bilinçli edimini koşulladığını düşündüğü yapısallığa tanıdığı özerklik ve önceliğin onu bir gönderge olarak tarihin özgüllüğü konusunda bir açmaza sürüklediği ise yaygın bir eleştiridir. Zira yapıyı, insanın bilinçli ediminin temel belirleyeni olarak hipostazlaştırmaya meyilli çalışmalarının tarihselliği yapısal biçimselliğin nötrleştirdiği bir olumsal içerik düzeyine düşürdüğü sıklıkla dile getirilir. Bu eleştirilere karşı yapısal olana başvurusunun her şeyden önce epistemolojik bir zorunluluk olduğunu belirten Lévi-Strauss, yapısal soyutlamaların bilim için vazgeçilmez oluşunu öne çıkarır. Ne var ki, kültürün bilinçdışı yapılarının saf biçimselliğine yönelik epistemolojik gerekçelere sahip bu vurgusu giderek yapının önceliğine dair ontolojik bir iddiaya ve hatta metafizik bir varsayıma dönüşmüştür. Yapı-tarih zıtlığına şaşmaz bir itikadı gösteren bu tutum, çalışmalarında tekerrür eden bir biçimselci jestte kendini belli eder. Olumsal bir içerik düzeyine düşürülen tarihselliği zorunluluk arz ettiğini düşündüğü yapısal biçimselliğe indirgeyerek nötrleştiren bu yaklaşımının, Saussure’ün senkroni-diyakroni ayrımıyla yapısalcılığa yön veren aksiyomlarından beri aslında metafizik statik-dinamik ayrımına dayanan kadim kökleri olduğu bilinir. Bu çalışmada zorunlu-olumsal, biçim-içerik gibi ayrımlara dayanan epistemolojisinin kaçınılmaz bir sonucu olarak yapıya bir ontolojik öncelik atfetmeye mecbur olan Lévi-Strauss’un tarih özelinde genel olarak gönderge sorununa yaklaşımındaki açmazları incelenecektir. Lévi-Strauss’un yapısal antropolojiyi Marksist üstyapı teorisine bir katkı olarak formüle etmesi bağlamında ele alınacak bu açmazların bir gönderge olarak tarih hususunda vardığı olumsuz yargılar açıklanacak ve bu yargıların genel olarak gönderge sorunu için ne gibi bir bakiyesi olduğu gösterilecektir. Çalışmanın amacı, tam da başvurduğu diyalektik-olmayan biçim-içerik, yapı-tarih ayrımlarının bir sonucu olarak gönderge konusunda yüzleştiği açmazın Lévi-Strauss’u nihayetinde idealist bir kavrayışa sürüklediğini göstermektir.Keywords : Gönderge, Lévi-Strauss, İdeoloji, İm, Mit, Üstyapı, Tarih, Yapı
ORIGINAL ARTICLE URL
