- Black Sea Journal of Health Science
- Volume:5 Issue:2
- Lomber Omurga Cerrahisinde İntraoperatif Kan Kaybı ve Transfüzyon için Risk Faktörlerinin Analizi...
Lomber Omurga Cerrahisinde İntraoperatif Kan Kaybı ve Transfüzyon için Risk Faktörlerinin Analizi
Authors : Ayşe Neslihan BALKAYA, Asiye DEMİREL, Nermin KILIÇARSLAN
Pages : 252-258
Doi:10.19127/bshealthscience.1028732
View : 43 | Download : 8
Publication Date : 2022-05-01
Article Type : Research Paper
Abstract :Omurga cerrahisi dünyada en fazla uygulanan cerrahi işlemlerden biridir. Çalışmamızda lomber omurga cerrahisi uygulanan hastalarda intraoperatif kanama ve transfüzyon açısından öngörücü faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ocak 2018- Aralık 2020 döneminde, 18 yaş ve üstü, genel anestezi altında lomber omurga cerrahisi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların medikal verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, komorbiditeleri, cerrahi tipi ve süresi, cerrahi işlem preoperatif hemoglobin, hematokrit, platelet, koagülasyon parametreleri, intraoperatif kanama miktarı, intraoperatif ve postoperatif kan transfüzyonları ve hastanede yatış süreleri kayıt altına alındı. Yaş ortalaması 59,56±11,39 olan 155’i insert ignore into journalissuearticles values(%37,99); erkek, 253’ü insert ignore into journalissuearticles values(%62,01); kadın toplam 408 hasta çalışmaya dahil edildi. 15 insert ignore into journalissuearticles values(%3,68); hastada preoperatif hemoglobin düşüklüğü sebebiyle preoperatif eritrosit süspansiyonu insert ignore into journalissuearticles values(ES);, replasmanı yapıldı. En sık lomber kanal stenozu insert ignore into journalissuearticles values(n=255, %62,5); sebebiyle cerrahi işlem uygulandı, en sık uygulanan işlemin posterior segmental ensturmantasyon + laminektomi insert ignore into journalissuearticles values(n=216, %52,94); olduğu görüldü. Kanama miktarı 444,12±279,59 mL olarak bulunurken, 101 insert ignore into journalissuearticles values(%24,75); hastaya intraoperatif transfüzyon uygulandı. İntraoperatif hastaların 77’sine insert ignore into journalissuearticles values(%18,87); ES, 2’sine insert ignore into journalissuearticles values(%0,49); taze donmuş plazma insert ignore into journalissuearticles values(TDP);, 22’sine insert ignore into journalissuearticles values(%5,39); ES+TDP uygulandı. Yaş insert ignore into journalissuearticles values(P=0,041);, nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı insert ignore into journalissuearticles values(NSAII); insert ignore into journalissuearticles values(P=0,030);, üç ve üçten fazla segmentte cerrahi işlemi yapılması insert ignore into journalissuearticles values(P=0,010);, hematokrit insert ignore into journalissuearticles values(P=0,029);, protrombin zamanı insert ignore into journalissuearticles values(PT); insert ignore into journalissuearticles values(P=0,006); değerleri, kristaloid kullanımı insert ignore into journalissuearticles values(P=0,015);, intraoperatif hipertansiyon gelişimi insert ignore into journalissuearticles values(P=0,008); intraoperatif transfüzyonla ilişkilendirildi. NSAII kullanımı insert ignore into journalissuearticles values(P<0,001);, aktive kısmi tromboplastin zamanı insert ignore into journalissuearticles values(aPTT); insert ignore into journalissuearticles values(P=0,022);, posterior segmental ensturmantasyon + spondilolistezis cerrahisi + laminektomi insert ignore into journalissuearticles values(P=0,002);, spondilolistezis cerrahisi + laminektomi uygulamaları insert ignore into journalissuearticles values(P=0,009);, işlem yapılan segment sayısının 3-4 olması insert ignore into journalissuearticles values(P=0,010); ve 4’den fazla oluşu insert ignore into journalissuearticles values(P<0,001); ile kullanılan kolloid ve kristaloid miktarlarının insert ignore into journalissuearticles values(P<0,001, P<0,001); intraoperatif kan kaybını attırdığı, hipotansiyonun ise azalttığı görüldü insert ignore into journalissuearticles values(P=0,001);. NSAII kullanımı, aPTT değeri, uygulanan cerrahi işlem tipi, işlem yapılan segment sayısı ile intraoperatif kullanılan kolloid ve kristaloid miktarları intraoperatif kan kaybı için risk faktörüydü. Hasta yaşı, NSAII kullanımı, PT ve hematokrit değerleri, işlem uygulanan omurga segment sayısı, kristaloid kullanım miktarı ve yüksek tansiyon arteryal değerlerinin intraoperatif transfüzyon uygulamasında risk faktörü olduğu görüldü. Intraoperatif kan kaybı ve transfüzyonu arttırabilecek faktörlerin belirlenmesiyle kan kaybı ve transfüzyonların azaltılması, postoperatif komplikasyonları önlenmesinde büyük fayda sağlayabilir.Keywords : Kanama, Kan kaybı, Kan elemanları transfüzyonu, Omurga
ORIGINAL ARTICLE URL
