- Akademik Hassasiyetler
- Cilt: 12 Sayı: 29
- HECKSCHER-OHLIN TEOREMİ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME: TÜRKİYE’DEN KANITLAR
HECKSCHER-OHLIN TEOREMİ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME: TÜRKİYE’DEN KANITLAR
Authors : Eda Özovaci Yalçin
Pages : 542-564
Doi:10.58884/akademik-hassasiyetler.1741436
View : 77 | Download : 124
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Çalışma kapsamında Türkiye’nin 1990-2024 yıllarına ait; istihdam, nüfus, işgücü, ihracat, ithalat ve dış ticaret açığı verileri kullanılarak Heckscher-Ohlin teorisi değerlendirilmiştir. Türkiye’de oransal olarak toplam işgücünün toplam nüfustan daha fazla artış gösterdiği ama işgücünün yeteri kadar istihdama aktarılamadığı ve işgücü ücretlerinin yeterli seviyede olmadığı görülmektedir. Buna rağmen işgücü ücretlerinin sabit sermaye oluşumuna kıyasla GSYİH’den aldığı payın çok daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Türkiye’de bahsedilen dönemde genel olarak ihracat artışı ile birlikte işgücünün arttığı, sermaye oluşumunun azaldığı görülmekte olup, bu ilişkinin görülmediği yıllarda ise doğru uzmanlaşamamaktan kaynaklı, dış ticaret açığı artışı görülmüştür. Bununla birlikte genel olarak ithalatın artışı ile birlikte sermaye oluşumunun arttığı gözlenmektedir. Bu durum Heckscher-Ohlin teorisi ile örtüşmekte olup teoreme göre emek yoğun ülkelerin işgücünün daha yoğun kullanıldığı mallarda uzmanlaşıp bu malların ihracatını yapmaları yönündedir. Ayrıca teorem, yoğun olmayan faktörün kullanıldığı malların ithalatının yapılması gerektiğini savunmaktadır. Türkiye’de Heckscher-Ohlin teoremi geçerli olsa bile doğru uzmanlaşamamaktan kaynaklı dış ticaret açıklarının artması, Türkiye’nin Heckscher-Ohlin teoremine uygun davranmadığını göstermektedir. Emek yoğunluğu daha fazla olan bir ülke olarak bu faktörün yoğun olarak kullanıldığı mallarda uzmanlaşmaya gidilmesi ve dış ticaret açıklarının önüne geçilmesi gerekmektedir.Keywords : Heckscher-Ohlin, Dış Ticaret, İşgücü, Sermaye Oluşumu, Türkiye
ORIGINAL ARTICLE URL
