Şeyh Gâlib Divanı’nda Manzum Hikâyeler
Authors : Bülent ŞIĞVA
Pages : 485-504
View : 40 | Download : 17
Publication Date : 2019-06-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Günümüzdeki hikâye ve romanın aslı Klasik edebiyattaki mesnevilere dayanmaktadır. Çünkü hikâye ve romanlarda yer alan üç hâl kanunu yani zaman, mekân ve şahıs kadrosu mesnevilerde de aynen manzum olarak yer alır. Divan edebiyatında çok eski gelenekten kaynaklanan bir husus nazmın nesirden daha ön planda olduğudur. Bundan dolayı bütün edebi türler, fıkıh, tıp, tefsir gibi eserlerde bile nesirle değil, nazımla anlatım yolu genellikle tercih edilmiştir. Dolayısıyla dönemin hikâye ihtiyacı da çoğu zaman nesirle değil, nazımla karşılanmıştır. Bunun için kafiye bulma kolaylığından dolayı ve konuyu ihata etmede en uygun nazım şekli mesnevi olmuştur. Şiir dışına çıkmak istemeyen ama hikâye anlatmak isteyen kişiler çözüm yolu olarak mesneviye başvurmuşlardır. Hüsn ü Aşk isimli tasavvufi ve alegorik bir eser yazan Şeyh Gâlib de divanında mesnevi nazım şekliyle manzum hikâyeler kaleme almıştır. Hikâyelerinde nasihat verme tavrını da sergileyen Şeyh Gâlib sekiz tane manzum hikâye kaleme almıştır. Hikâye-hikâyet başlıklarıyla da manzum hikâye yazdığını haber vermiştir. Bu tebliğde manzum hikâye geleneği hakkında kısaca bilgi verildikten sonra Şeyh Gâlib Divanı’nda yer alan sekiz manzum hikâye, şekil ve muhteva bakımından değerlendirilecektir. Hikâyelerde geçen beyitlerin bazıları günümüz Türkçesi’ne aktarılarak verilmek istenen nasihat ya da ana fikir ifade edilmeye çalışılacaktır.Keywords : Şeyh Gâlib, Divan
ORIGINAL ARTICLE URL
