Lizbon Antlaşması’ndan Sonra Avrupa Birliği
Authors : Ebru OĞURLU
Pages : 7-33
View : 30 | Download : 4
Publication Date : 2008-12-01
Article Type : Research Paper
Abstract :Kurulduğu günden itibaren siyasi, iktisadi ve sosyal bütünleşme yolunda büyük ilerlemeler kaydeden Avrupa Birliği insert ignore into journalissuearticles values(AB);, yirmi birinci yüzyılın başında kıtayı birleştirme ve dönüştürme hedefleri çerçevesinde tarihi bir dönüm noktasına ulaşmıştır. Tüm süreç boyunca, Birliğin daha etkin ve daha şeffaf bir yapıya kavuşturulması için atılan adımların başında kurucu antlaşmaların yenilenmesi ve anayasallaşma girişimleri gelmektedir. Bu çerçevede, 2005 Mayıs ve Haziran’ında Fransa ve Hollanda referandumlarında reddedilen Anayasal Antlaşma sonrasında üye ülkelerin farklı kaygılarına yanıt verecek şekilde hazırlanan ve AB’nin işleyiş mekanizmalarında önemli değişiklikler öngören Lizbon Antlaşması, 13 Aralık 2007 tarihinde imzalanmış ve yürürlüğe girebilmesi için üye ülkelerin onayına sunulmuştur. Genişlemiş AB’nin işleyişine yasal bir çerçeve sunmayı hedefleyen Antlaşma’nın başlıca amaçları AB’de demokrasinin güçlendirilmesi, iç dinamiklerin kuvvetlendirilmesi, kurumsal ve yapısal sorunların çözülerek Birliğin uluslararası alanda etkin ve etkili bir aktör haline getirilmesidir. Ancak, Antlaşma’nın onay sürecinde farklı ülkelerde yaşanan zorluklar ve 12 Haziran 2008’de İrlanda referandumundan gelen “Hayır” oyu daha güçlü, daha şeffaf ve daha demokratik Avrupa açılımlarına bir darbe indirerek, Avrupa bütünleşme çabalarının geleceği ile ilgili kuşkuların doğmasına neden olmuştur. İrlanda’nın ikinci referandumu yapacağı tarih olarak belirlenen 2009 Sonbaharı, hem Lizbon Antlaşması’nın hem de AB’nin geleceğini belirleyecek kritik bir tarih olarak önümüzde durmaktadırKeywords : Lizbon Antlaşması, anayasasal antlaşma, Avrupa konvansiyonu, yansıma süreci, Avrupa Birliğinin kurumsal yapısı, Avrupa Birliği genişleme politikası, İrlanda referandumu
ORIGINAL ARTICLE URL
