Parmenides Filozof mu, Peri Physeos Felsefe Metni mi?
Authors : Hayyam Celilzade
Pages : 252-269
Doi:10.58634/felsefedunyasi.1569101
View : 184 | Download : 120
Publication Date : 2025-07-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makalede Parmenides ve kendisinden günümüze ulaşmış tek eseri olan Peri Physeos ele alınacak. Sokrates öncesi düşünce tarihinde önemli bir isim olan Parmenides, Miletli düşünürlerden temel ilgi alanı, yöntemi ve görüşleri bakımından farklılaşır. Onun yöntemi ve düşüncesine dair bilgilerimizin kaynağı Peri Physeos isimli eseridir. Peri Physeos üç bölüme ayrılır. İlk bölümüne Giriş, ikinci bölümüne Aletheia ve üçüncü bölümüne Doksa ismi verilir. Giriş bölümünün tamamı, Aletheia bölümünün çoğu, Doksa bölümünün ise çok azı günümüze ulaşmıştır. Eserin her üç bölümü farklı dönemlerde çok farklı şekillerde yorumlanmıştır. Ayrıca Parmenides’ten hemen sonra gelen düşünürler eseri farklı alımlamışlar. Örneğin Empedokles, Anaksagoras ve Demokritos gibi isimler Peri Physeos’tan etkilenmekle birlikte, birbirlerinden oldukça farklı görüşler ileri sürerler. Yine Platon’un da Peri Physeos’tan etkilendiği söylenebilir. Onun Sofist ve Parmenides diyalogları bunu söylememize olanak tanır. Özellikle Sofist diyalogunda Platon, Parmenides’in tezlerini geliştirerek ve dönüştürerek yeniden oluşturur. Bunu yaparken Parmenides’ten “baba” olarak bahseder ve yapılan bu işin “baba katli” olarak algılanabileceğinin de altı çizilir. Daha sonraki yüzyıllarda da Peri Physeos dikkat merkezinde olmuş, çeşitli yorumlara konu olmuştur. Bu yorumlarla birlikte Parmenides önümüze filozof, kâhin, şaman, şifacı ve yasa koyucu olarak çıkar. Birbiriyle neredeyse uzlaştırılamaz bu farklı kişiliklerin hangisi Parmenides’tir? Bu sorunun yanıtı öncelikle Peri Physeos’un kısımlarında aranmalıdır. Giriş bölümünde Parmenides neredeyse tamamen mitolojik (kimilerine göre teolojik, kimilerine göre şamanik) bir dil kullanır, Aletheia bölümünde ise mantığın temellerini atar, Doksa bölümündeyse dönemin bilimsel birikiminin çok ilerisinde olan tezler ortaya koyar. Bununla birlikte bu bilimsel tezlerin hakikatle (aletheia) ilgili olmadığını sanıdan (doksa) beslenen ölümlülerin kanaatleri olduğunu söyler. Dolayısıyla elimizde bir anlamda mitle açılan, mantıkla devam eden, bilimsel tezleri ise sanı (doksa) adlandıran bir eser var. Yine Parmenides’le ilgili antik dönem kaynakları -tıpkı Peri Physeos yorumları gibi- onu filozof, yasa koyucu, şifacı, kâhin kimse olarak tanıtır. Bu çelişkili gibi gözüken durumun tutarlı bir açıklaması var mıdır? Parmenides gerçekten kim, Peri Physeos bir felsefe metni mi? Bu soruların yanıtı söz konusu eserin özellikle Giriş bölümü esas alınarak ve antik dönem kaynaklarının Parmenides’e dair tanıklıkları irdelenerek aranacak, onun yalnızca bir filozof olmadığı, aynı zamanda bir şaman, bir şifacı, bir yasa koyucu olmak gibi çok yönlü bir düşünür olduğu gösterilecektir. Parmenides’in şaman, kâhin, şifacı ve yasa koyucu kimliklerinin sophos kavramının farklı yönleri olduğu ve onun salt bir filozof değil, çok yönlü bir bilge olduğu tezi öne sürülecektir. Ayrıca Parmenides’i bir sophos (bilge) olarak konumlandıran bir tezin, ona ve eserine yönelik farklı yorumları uzlaştırabilecek bir bakış açısı geliştirmeyi mümkün kıldığı söylenebilir.Keywords : Parmenides, Peri Physeos, mit, şaman, şifacı
ORIGINAL ARTICLE URL
