- Felsefe Dünyası
- Sayı: 82
- Fenomenolojinin Ontolojik İddiası: Husserl`den Heidegger`e Bir Değerlendirme
Fenomenolojinin Ontolojik İddiası: Husserl`den Heidegger`e Bir Değerlendirme
Authors : Bilal Bekalp
Pages : 64-95
Doi:10.58634/felsefedunyasi.1684129
View : 136 | Download : 271
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, fenomenolojinin epistemolojik bir yöntem mi yoksa ontolojik bir sorgulama biçimi mi olduğu sorusu etrafında şekillenmektedir. Edmund Husserl, fenomenolojiyi başlangıçta bilincin yönelimsel (intentional) yapısını araştıran bir yöntem olarak kurmuştur. Husserl, pozitivist bilim anlayışını ve psikolojizmi eleştirerek, bilinci dış dünyayı pasif biçimde yansıtan bir yapı olarak değil, anlamın oluştuğu yönelimsellik zemini olarak temellendirir. Epokhé ve fenomenolojik indirgeme yöntemleriyle nesnel dünyaya dair varsayımlar askıya alınır ve bilincin deneyim yapıları sistematik olarak analiz edilir. Bu bağlamda fenomenoloji, bilincin kurucu işlevini araştırarak, yalnızca bir yöntem değil, aynı zamanda bilincin gerçekliği nasıl yapılandırdığına dair bir ontolojik iddiayı da taşır. Martin Heidegger ise fenomenolojiyi ontolojik bir projeye dönüştürerek, bilincin içeriğinden ziyade varlığın anlamı üzerine odaklanır. Dasein kavramı aracılığıyla insan varoluşunu, dünyayla kurduğu bağlamsal ilişki içinde anlamlandırır. Heidegger, ontolojik fark (Seinsdifferenz) kavramıyla, var olanlar ile Varlık arasındaki farkı açığa çıkarmayı amaçlar ve fenomenolojiyi, varlığın kendisinin açığa çıkma kiplerini soruşturan bir alan olarak konumlandırır. Bu nedenle fenomenoloji, yalnızca görünümlerin düzenlenme biçimlerini değil, varlığın ifşa oluş tarzlarını araştıran bir düşünme biçimi haline gelir. Dolayısıyla bu çalışma, fenomenolojinin Husserl ve Heidegger çizgisinde epistemolojik ve ontolojik boyutlarını tartışır. Husserl, fenomenolojiyi bilincin yönelimsel (intentional) yapısını çözümleyen bir yöntem olarak kurgularken, Heidegger, bu yöntemi varlığın açığa çıkış biçimlerini araştıran ontolojik bir sorgulama alanına dönüştürür. Böylece fenomenoloji hem yöntem hem de ontoloji olarak felsefi düşüncenin kökensel sorunlarına yönelir.Keywords : Fenomenoloji, Yönelimsellik (Intentionality), Ontolojik Fark, Epokhé Dasein
ORIGINAL ARTICLE URL
