Hadis Literatüründe Muksirûn Kavramının Gelişimi ve Terimleşmesi
Authors : Sait İnan
Pages : 169-193
Doi:10.52886/ilak.1745035
View : 143 | Download : 198
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :İlmi disiplinlere ait kavramların ortaya çıkışı, kavramsal çerçevelerinin oluşması ve yaygınlık kazanması uzun süreçler gerektirir. Bir kavramı gelişim evrelerinden ve farklı zaman dilimlerindeki kullanım şekillerinden bağımsız olarak anlamlandırmak yanlış değerlendirmelere sebep olabilir. Hadis ilmi, usûl alanında kavramsal üretkenliğiyle dikkat çeken bir özellik arz etmektedir. Bu kavramlardan biri de muksirûndur. Sözlük anlamı itibariyle herhangi bir şeyi çokça yapanlar, anlamına gelen bu kelime zamanla binden fazla hadis nakleden belirli sahâbiler özelinde kullanılan bir kavrama dönüşmüştür. Bu kelime kavramsal çerçevesini oluştururken nasıl bir gelişim göstermiştir? Onun anlam derinliği kazanmasında kimlerin katkısı olmuştur? Bu kavramın tarihsel olarak gelişimini izlemek mümkün müdür? Araştırmada bu sorulara cevap bulmak üzere muksirûn kavramı konu edilecektir. Çalışmanın amacı söz konusu kavramın ortaya çıkışını, tarihsel süreçte olgunlaşma ve anlam kazanma biçimlerini ve gelişimine katkıda bulunan isimleri tespit etmektir. Araştırmada yöntem olarak öncelikle sahâbenin rivâyet miktarlarının hangi bağlamlarda ve ne şekilde zikredildiği ortaya koyulacaktır. İkinci aşamada muksirûn kelimesinin kimler tarafından, hangi anlamlarda kullanıldığı kronolojik olarak incelenecek ve kavramsallaşma süreci ortaya çıkarılacaktır. Çalışmanın ana kaynakları usûl eserleri, tabakât türü telifler, ricâl kitapları ve sahâbe biyografileri olacaktır. Konuyla ilgili taramalar erken dönem eserlerinden başlanarak yapılacak, kavramın bünyesine kattığı anlamların yaygın olarak kullanılmasıyla çalışma sona erecektir. Hadis tarihi ve sahâbenin konu edildiği çalışmaların büyük kısmında bu kavrama dair açıklamalar, rivâyet sayımlarında belirleyici olan eserler, çok veya az rivâyet etmeye sebep olan unsurlar incelenmiştir. Bu makale daha önce yapılan çalışmalardan farklı olarak bu ifadenin kavramsal çerçevesini oluştururken geçirdiği aşamaları ve bu kavramı kullanarak ona anlam derinliği kazandıran isimleri ortaya koyacaktır. Makale bu yönüyle özgün bir içeriğe sahiptir. Makalede ulaşılan sonuçlara göre, sahâbe döneminde, belirli sayılar verilmemekle birlikte, kimin az ya da çok rivayet ettiğine dair genel bir kanaatin var olduğu söylenebilir. Muksirûn kavramında bir ölçüt olarak kabul edilen bin rakamının kaynağı, Bakî b. Mahled’in Müsned’inin bir parçası olduğu düşünülen ve sahâbilerin rivâyet sayılarını içeren bir listedir. Muksirûn ibâresi birçok müellifin eserinde yalnızca kelime anlamıyla kullanılmıştır. Yapılan taramalarda, bu kelimenin ilk olarak, H. V. yüzyılın başlarında, Hâkim en-Nîsâbûrî’nin Ma‘rifetü Ulûmi’l-Hadîs isimli eserinde, çok hadis rivâyet edenleri belirtmek üzere kullanıldığı tespit edilmiştir. Ancak bu kullanımda çok rivâyet için bir sınır ifade edilmemiştir. İbnu’s-Salâh rivâyet sayısı fazla olan altı sahâbeyi, muksirûn ibaresini kullanmadan zikretmiştir. Bu kullanım muksirûnu altı isimle sınırlayan görüşlerin kaynağı olmuştur. İbn Kesîr rivayet sayısı için sınır belirlemeden muksirûn kapsamına dokuz ismi dâhil etmiştir. Hicri dokuzuncu yüzyılın başlarında Irâkî bin sayısını belirli bir sınır olarak ifade etmiş ve muksirûnu yedi isim ile sınırlamıştır. Hicri dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ve onuncu yüzyılın başlarında Sehâvî ve Süyûti’nin kullanımlarıyla Irâkî’nin bu kavrama yüklediği anlam yaygınlık kazanmıştır. Bu aşamadan sonra yapılan çalışmalarda Irâkî’nin çizdiği çerçevenin belirgin olması kavramsallaşma sürecinde onun etkisinin büyük olduğunu göstermektedir.Keywords : Hadis, Muksirun, Sahâbe, Rivâyet, Râvî
ORIGINAL ARTICLE URL
