IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Kader
  • Cilt: 23 Sayı: 2
  • Bir Âyetteki Durak Yerinden Büyük Bir Kelam İhtilafı Çıkar mı?

Bir Âyetteki Durak Yerinden Büyük Bir Kelam İhtilafı Çıkar mı?

Authors : Kamile Hilal Akbal
Pages : 505-522
Doi:10.18317/kaderdergi.1802936
View : 271 | Download : 307
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Kelami tartışmaların Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılma biçimleriyle ilişki olabildiği bilinen bir gerçekliktir. İçerisinde yoruma açık müteşabih âyetlerin bulunduğu bir kutsal metin ve bu metni kaynak olarak kullanan bir ilim açısından bu, son derece anlaşılabilir bir durumdur. Ancak bir âyetin içerisinde nerede vakfedilip cümlenin noktalanması ve nerede vasledilmesi gerektiğine dair bir ihtilafın büyük itikadi ayrılıklarla sonuçlanması metnin ve tartışmaların hassasiyetine dair aşırılığa varan bir manzara oluşturmaktadır. Dahası özellikle rivayetlere dayalı bir ihtilaftan büyük bir kelam tartışması çıkması Kelam gibi kesinlik arayışı içinde olan bir ilim için problemli bir durumdur. Böylesi bir tartışmanın Âl-i İmrân 3/7 ve Kasas 28/68 âyetleri etrafında cereyan ettiği düşünülmektedir. Ancak meselenin derinine inilmeden hükme varılması aldatıcı olacaktır. Bu nedenle kapsamlı bir akademik çalışmaya ihtiyaç vardır. Bu iki âyetten özellikle Âl-i İmrân suresindeki âyet hakkında bol miktarda ihtilaf mevcuttur. Bu âyetteki durağı büyük kıraat otoritelerinden Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî vakf-ı lazım (mîm durağı) olarak adlandırmış ve birçok kıraat alimi, müfessir ve mütekellim burada durulmasını zorunlu kabul etmiştir. Durulması zorunlu olan yerin neresi olduğuna dair ihtilaf bulunması âyetin anlaşılması açısından problem arz etmektedir. Durak lafzatullahtan sonra yapıldığında “müteşabihlerin tevilini yalnızca Allah bilir” anlamı ortaya çıkarken “er-rasihûne fi’l-‘ilm” ibaresinden sonra yapıldığında “müteşabihlerin tevilini Allah ve ilimde derinleşmiş kimseler bilir” anlamı oluşmaktadır. Sahabeden gelen rivayetler her iki okuyuşun da ilk Müslüman nesil arasında yer bulduğunu göstermektedir. Sahabe neslinde Hz. Âişe, İbn Ömer ve İbn Mes‘ûd ve sonrasında selefin çoğunluğu ilk görüşü benimserken İbn Abbas ikinci anlayışı savunmuştur. Sahabe devrinden uzun bir süre sonra sistemleşen itikadi gruplarsa sahabeden gelen rivayetlere dayanarak yaklaşımlarını oluşturmuş ve bu yaklaşımlar birtakım itikadi sonuçlar doğururken kelami ekoller üzerinde yapılacak bir zihniyet okumasına veri sağlamıştır. Tercihler daha ziyade rivayetler, akli çıkarımlar ve bağlamsal analizler etrafında şekillenmiş, çoğunlukla mezhepsel tek tip bir yönelim ortaya konmamıştır. Bunun tek bir istisnası Şîa’nın Ahbârî ekolüdür. Ahbârîler’in yaklaşımında müteşabihlerin tevili ve vahiy hakkında taşıdıkları kelami tutumlar belirleyici olmuştur. Kıraat tercihleri üzerine kelami yönelimlere dayalı olarak tartışmaların yapıldığı bir diğer âyetin Kasas 28/68 olduğu düşünülmektedir. Mukayeseli metin incelemesi yaparak ulaştığımız neticeler bir âyetteki durağın yeri gibi küçük bir meseleden büyük bir kelam ihtilafı çıkıp çıkmadığını ve ekollerin yaklaşımlarının tutarlı-tutarsız yönlerini ortaya koyarak bir zihin analizi yapmayı amaçlamaktadır.
Keywords : Kelam, Kıraat, Vakf, Müteşabih, Vahiy, Bilgi

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026