- Kent Akademisi
- Volume:11 Issue:2
- Adem-i Merkeziyet Fikrine Bediüzzaman Said Nursi’nin Kürd Muhitinin Yerel Vasıfları Açısından Yaklaş...
Adem-i Merkeziyet Fikrine Bediüzzaman Said Nursi’nin Kürd Muhitinin Yerel Vasıfları Açısından Yaklaşımının Değerlendirilmesi
Authors : Erdal AYDIN, Aynur ATMACA CAN
Pages : 332-344
View : 49 | Download : 8
Publication Date : 2018-06-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Osmanlı’da Meşrutiyet yani Anayasal Demokrasinin başlaması ile birlikte adem-i merkeziyet fikri Osmanlı Ahrar Fırkasının kurucularından Prens Sabahaddin tarafından güçlü bir şekilde savunulmuştur. Batı siyasal modeli içinde ileri mertebe bir demokrasi anlayışını gösteren adem-i merkeziyet anlayışının Osmanlı için nasıl bir sonuç doğuracağı çok tartışılmıştır. Bediüzzaman Said Nursi’de insert ignore into journalissuearticles values(1877-1960); adem-i merkeziyet sisteminin bilhassa Osmanlı devletinde yaşayan başta Kürdler olmak üzere diğer unsurlar üzerinde parçalanmaya sebep olacağı fikrini benimsemiştir. Osmanlı toplumunun çok geniş bir coğrafyaya dağıldığını ve Batı’daki siyasal gelenek ve tecrübenin Doğu’da her yönüyle taklit edilemeyeceğini belirtir. Birinci Dünya Savaşında Osmanlılar mağlup çıktıktan sonra Paris Barış Konferansında Kürdlerle Ermeniler için bir özerk insert ignore into journalissuearticles values(muhtariyet); siyasal yapı görüşülmüştür. Nursi başta olmak üzere dönemin önde gelen Kürd aydın, ulema ve meşayihi buna şiddetle karşı çıkmıştır. Nursi’nin bilhassa Doğu ve Güneydoğu’da Kürdlerin Osmanlı ile bağının güçlü olması için Medresetüzzehra adında mekteb-tekke-medrese modellerini birlikte cem eden bir gaye-i hayali olmuştur. Böylelikle ırkçılığın, dinsizliğin ve cehaletin önüne geçilmesini arzu ediyordu. Cumhuriyet döneminde ise aynı amacı taşımakla birlikte bu hayalinin Anadolu, Arabistan, Kafkasya, İran ve Kürdistan gibi stratejik bir coğrafyanın merkezinde bulunan Urfa şehrinde kurulmasını hükümete tavsiye etmiştir. Bilhassa üniter fakat katılımcı demokrasi anlayışına sadık kalmakla beraber adem-i merkeziyete şiddetle karşı durmuştur. Van, Diyarbakır ve Urfa şehirlerinin tarihi, dini, etnik ve kültürel motiflerini dikkate alarak Türkiye’nin Ortadoğu’daki rolünü güçlendirmeyi hedeflemiştir. Böylelikle Türklerin liderliğinde hem İslam dünyası için hem Batı dahil olmak üzere Ortadoğu’da barışa hizmet edecek büyük bir proje olarak tasavvur etmiştir. Bu çalışmada Nursi’nin Osmanlıca, Arapça, Kürdçe dillerinde yazmış olduğu tüm eserler, hapishane ve sürgün mektupları, mahkeme mektupları dikkate alınarak bütüncül bir anlayışla mevzu ele alınmıştır.Keywords : Adem i Merkeziyet, Üniter Sistem, Meşrutiyet, Milliyetçilik, Şehir
ORIGINAL ARTICLE URL
