IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Milli Folklor
  • Cilt: 19 Sayı: 148
  • Folklorik Bir Tür Olarak Sözlü Özyaşamöyküsü

Folklorik Bir Tür Olarak Sözlü Özyaşamöyküsü

Authors : Taner Turan
Pages : 17-28
Doi:10.58242/millifolklor.1603081
View : 636 | Download : 676
Publication Date : 2025-12-18
Article Type : Research Paper
Abstract :Özyaşamöyküsü üzerine yapılan çalışmaların büyük bir çoğunluğu yazınsal olana odaklanmaktadır. Yazınsal özyaşamöyküsü yazarın veya şairin kendi bireysel yaşamına, özellikle de kişisel tarihine veya sanat yaşamına ağırlık vererek kendi varoluşuna ilişkin yaptığı geriye dönük düzyazı anlatımı şeklinde tanımlanmaktadır. Özyaşamöyküsünde her şeyden önce anlatıcının kendisi öykünün kahramanıdır. Sözlü özyaşamöyküsü yazınsal bağlamda var olan özyaşamöyküsüyle benzerlik gösterir. Sözlü özyaşamöyküsü deneyimsiz bir anlatıcının, bir araştırmacının kendi isteğiyle bilgilendirici ve yineleyici bir amaç doğrultusunda gerçekleştirdiği sözlü bir anlatım biçimidir. Sözlü özyaşamöyküleri bir bireyin bağlı olduğu geleneğin bileşenlerinden birinin veya diğerinin anlatılmasını gerektiren koşullar ve durumlara göre değişen bir repertuvara sahiptir. Sözlü özyaşamöyküsü bir topluluğun veya bir kişinin başından geçenleri, folklorik gereci söylemine dâhil ederek kültürel bir yolculuk olarak kendini belli eder. Yazınsal özyaşamöyküsünde olduğu gibi sözlü özyaşamöyküsünde anlatıcı hikâyenin kahramanıdır, ancak anlatıcı hikâyeyi (kendi hikâyesini veya doğrudan tanık olduğu bir yörede anlatılan bir hikâyeyi) bağlı olduğu gelenek doğrultusunda kendince şekillendirir, hatta kimi zaman hikâyeyi kendi imgeleminde kurgulayarak bir efsaneye, masala dönüştürebilir. Sözlü özyaşamöykülerinde atasözleri, anekdotlar, efsaneye ilişkin göstergeler, vb. sıklıkla ve saymaca biçimde kullanılır. Anlatıcı/kahraman, kendi yaşamından bahsederken yerleşik törelere, inançlara vb. uygunluk veya uygunsuzluk ölçeğinde doğumunu, gençlik yıllarını, aile yaşamını, arkadaşlarını, evliliğini, vb. öyküler. Dolayısıyla sözlü özyaşamöyküsünde anlatıcının yaşamöyküsünü etkileyen böyle bir içeriğin içi çoğu zaman folklorik olana gönderme yapılarak doldurulur, anlatıcı kendinden söz ederken toplumun yaşam biçimini de kendince kurgulayarak aktarır. Örneğin anlatıcılar doğumlarından bahsederlerken birtakım ritüeller ya da inanışları, evliliklerinden bahsederlerken tören sırasındaki gelenekleri öne çıkarır ve anlatırlar. Doğal olarak gelenekler, görenekler, sözlü yaşamöyküsünde anlatının dokusunu oluşturarak yapıyı etkiler, ardından içerdiği folklorik unsurlarla çoksesli bir söyleme kapı aralarlar. Böyle bir yapısal konfigürasyona uygun olarak aile büyüklerinden dinlenen hikâyeler, ritüeller, anlatıcının ait olduğu topluma, oradaki yemek kültürüne ilişkin bilgiler, alaylar ve şenlikler, geleneksel sanatlar ve zanaatlar, vb. ayrışık bir yapının ortaya çıkmasına olanak sağlarlar. Çoğul yapı yanında söz konusu içerik hem sözlü özyaşamöyküsünün bir parçası hâline gelir hem de anlatıcının hayatı, söylemi ve söyleme biçimi üzerinde etki yaratır, anlatıcı bir anlam yükleyerek onları yaşamöyküsünün bir parçası durumuna getirirken söylemindeki folklorik düşüncenin varlığını belli eder. Söylemin özelliği ise folklor söyleminin genel yapısına yakındır. Sözlü özyaşamöykülerinde folklorik düşünce, folklorbirimlerin birbirlerine eklemlenmesi aracılığıyla aktarılır, anlatıcı bir yaptakçı tutumuyla kendisini folklorik bir özne olarak kurgular. Anlatı folklor içeriğini kullanan öznenin etrafında gelişir, gösteren düzlemine ilişkin bu işleyiş gösterileni yani folklor içeriğini kullandığında yazınsal özyaşamöyküsünün yerleşik yapısından ayrılarak özelleşir. Böylelikle sözlü özyaşamöyküsünün alanına girilir ve sözlü özyaşamöyküsü kendi özgül yapısını belli eder. Örneğin folklorik gereci kullanarak ayrışık bir yapı yaratır; tutarlı bir bütün oluşturma kaygısı pek yoktur. Tek olası tutarlılık yerleşik folklorbirimlerin kullanımıyla sağlanır. Bir eylemin (sözcenin, yani söylem parçasının) başka bir eylemi (sözceyi/sözceleri) doğurması veya bir eylemin kesin kapanımı olmadan bir oluş ile sona ermesi, anlatının yapısal işleyişiyle ilişkilidir. Bir diğer özellik şudur: Folklorbirimler, şemaların tetiklenmesine sebep olur ve üstbilgiler devreye girer. Ön koşula ilişkin üstbilgiler, folklorik öznenin anlatısını oluşturan askerden dönmek, evlenmek, göç etmek, vb. temel bir sebebe, araçsal üstbilgiler anlatıda yer alan aşamaları belirleyen eylemlere ve folklorik öznenin yerleşik törelere göre hedefe ulaşma veya ulaşamama durumuna, yerleşik üstbilgiler uzama karşılık geldiğinden yöredeki yaşayışa ve geleneklere, içsel kavramsallaştırma üstbilgileri ise aşamalar arasındaki folklorik geçirgenliklere ve “oluş” kavramına karşılık gelmektedir. Sözlü özyaşamöyküsü bu bağlamda devingen ancak zorunlu olarak tutarlı olmayan bir folklorik anlatı kimliği kazanmaktadır. Sözlü özyaşamöyküsü kavramından hareketle türün yapısı ve devingenliği folklorbirim kavramı dikkate alınarak bu çalışmada Türkiye Türkçesi ağızları dâhilinde yapılan derlemeler incelenmiş ve derlemeler aracılığıyla sözlü özyaşamöyküsünün bir tür olarak sınırları ve özellikleri belirlenmiş, yapı bakımından ne şekilde folklorik bir tür olarak belirdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Keywords : Özyaşamöyküsü, sözlü özyaşamöyküsü, anlatı, folklorbirim, folklor söylemi.

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026