- Oksident
- Cilt: 7 Sayı: 2
- Uygur Dönemine Ait Por-Bajin Bölgesinin Dinler Tarihi ve Sanat Tarihi Açısından İncelenmesi
Uygur Dönemine Ait Por-Bajin Bölgesinin Dinler Tarihi ve Sanat Tarihi Açısından İncelenmesi
Authors : Adem Çetin, Mehmet Mustafa Erkal
Pages : 223-234
Doi:10.51490/oksident.1787272
View : 145 | Download : 187
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Antik tarih yazıcılığının bazen ideolojiler ve genel kabullerle şekillendiği, bu durumun zihinlerde değiştirilmesi güç kodlar dayattığı göz önüne alındığında, arkeoloji biliminin gerçek tarihsel verileri ortaya çıkararak bu yerleşik algıları dönüştürmedeki kritik rolü büyüktür. Türk tarihinin erken dönemlerine dair yaygın olan “sürekli konargöçer ve medeniyet oluşturamamış” olduğu yönündeki iddialar müstahkem yerleşim yerlerinin keşfedilmesiyle temelden sorgulanmaya başlanmıştır. Türk topluluklarının kentsel kültürünü incelemeyi zorunlu kılan bu bulgular, makalenin ana odak noktasını oluşturmaktadır. Bu çalışma, erken dönem Türk kültürüne ait önemli veriler barındıran Por-Bajin bölgesinin dinî ve kültürel tarihini, arkeolojik keşifler doğrultusunda ortaya çıkarılan buluntular üzerinden mimari ve sanatsal açıdan değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Türkler kendilerine özgü inanç sistemlerine sahip olmalarına rağmen, geniş coğrafyalardaki dinamik yaşam tarzları onların Maniheizm, Budizm ve Hıristiyanlık gibi yayılmacı dinlerle temas etmelerine sebep olmuştur. Özellikle Uygurlar’ın 8. yüzyılda yerleşik hayata geçmeye başlamasıyla birlikte önemli şehir merkezleri kurulmuştur. Pers topraklarında 3. yüzyılda ortaya çıkan Maniheizm, 8. yüzyılda Eltutmuş (Bögü) Kağan’ın Çin’den dönüşünde beraberinde getirdiği rahiplerle Uygur topraklarına yayılmış ve 762 yılında devlet dini statüsünü kazanmıştır. Maniheizm’in yayılımı ve bunun yol açtığı 779’daki Maniheizm karşıtı isyanlar, Por-Bajin’in potansiyel işlevi ve inşası üzerinde önemli bir bağlama sahiptir. Tuva Türkçesinde “kil ev” veya “kerpiç ev” anlamına gelen ve günümüzde Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Cumhuriyeti sınırlarında, Tere-khöl gölü üzerindeki adalarda yer alan Por-Bajin’in işlevi hala kesinlik kazanmamıştır. Yapının, kağanın yazlık sarayı olduğu veya Maniheist bir tapınak olduğu yönünde iki ana varsayım bulunmaktadır. Ancak şimdiye kadar yapılan çalışmalar Por-Bajin bölgesindeki yapılar topluluğunun hangi amaçla inşa edildiğini anlamak açısından net bilgiler sunmamaktadır. Halk arasında anlatılan eşekkulaklı han efsanesi ve Midas hikâyesiyle şaşırtıcı benzerlikler gösteren kültürel etkileşimler, bölgenin tarihsel katmanlarını daha da derinleştirmektedir. 2020 yılında yapılan radyokarbon testleri, yapının inşa tarihini MS 777 yılına sabitleyerek, Eltutmuş (Bögü) Kağan’ın hükümranlık dönemi ve Maniheizm’in devlet dini olarak kabulüyle doğrudan bir ilişki kurmuştur. Yapının içinde ısınma tertibatının bulunmaması ve yaşam belirtilerinin azlığı, yapının yazlık saray veya Maniheist karşıtı isyanlar nedeniyle tamamlanamayan bir tapınak olduğu yönündeki güçlü iddiaları desteklemektedir. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan sanatsal öğeler, hem Uygur hem de Çin kültürünün yoğun etkileşimini ve estetik anlayışını gözler önüne sermektedir. Bu disiplinler arası çalışma, Por-Bajin’i sadece bir yapısal kalıntı olarak değil, aynı zamanda bir medeniyetin zihinsel dönüşüm sürecinin somutlaşmış ifadesi olarak değerlendirerek, dinler tarihinin inanç değişimlerine, sanat tarihinin biçimsel ve teknik tartışmalarına ve Türk Kültür Tarihi’nin kimliksel sürekliliklerine yeni bir perspektif sunmaktadır. Araştırma, Por-Bajin gibi geçiş dönemi yapılarına odaklanan gelecekteki çalışmalar için hem kavramsal hem de metodolojik anlamda önemli bir temel oluşturmayı hedeflemektedir.Keywords : Dinler Tarihi, Türk-İslam Sanatları Tarihi, Türk Kültürü, Por-Bajin, Uygur Kağanlığı
ORIGINAL ARTICLE URL
