Hobbes’un Retorik Eleştirisi
Authors : Arda Telli
Pages : 262-273
Doi:10.31454/troyacademy.1836874
View : 45 | Download : 98
Publication Date : 2025-12-18
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, Thomas Hobbes’un 17. yüzyıl felsefesi içindeki retorik anlayışının temel gerilimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Hobbes, retoriği hem hümanist eğitim geleneğinden miras almış hem de onu modern politik düzen için bir tehdit olarak görmüştür. Makale, Hobbes’un retoriği iç savaşın ve siyasi istikrarsızlığın temel kaynağı olarak konumlandırmasını, bu yaklaşımın epistemolojik ve siyasi temellerini analiz eder. Hobbes, retoriği, kesinlik yerine olasılığa ve konsensüse dayanan Skolastik ve hümanist epistemolojiden radikal bir kopuşla reddeder. Onun için retorik, hakikati bilgilendirmek yerine arzulara ve hayal gücüne hitap eden, ruhları yönlendiren doğal bir kapasitedir. Bu “demokratikleşmiş” hitabet gücü, ahlaki kavramlardaki muğlaklık nedeniyle kavramsal çeşitliliğe ve kaçınılmaz olarak Savaş’a yol açar. Retoriğin bu demagojik potansiyeli, mutlak egemenlik fikrinin antitezidir. Makale, Hobbes’un bu sorunu çözmek için retoriği bilimin ve yasanın komutu altında disipline etmeyi amaçladığını, ancak paradoksal olarak kendi eserleri olan Leviathan ve De Cive’de retoriğin gücünü kullanmak zorunda kaldığını vurgular. Sonuç olarak, Hobbes retoriği bir yandan insan doğasının doğal bir ifadesi olarak kabul ederken, diğer yandan bu gücün yalnızca ya anarşi ya da egemenliğe boyun eğdirme aracı olarak işlev görebileceği sonucuna varmış; böylece modern politikada söylemin kontrol edilme zorunluluğunu ortaya koymuştur.Keywords : Retorik, hümanizm, iç savaş, kesinlik, egemenlik
ORIGINAL ARTICLE URL
