Transhümanizm Bir Neo-Hümanizm midir?
Authors : Ali Han Babuççu
Pages : 55-79
Doi:10.47124/viraverita.1780357
View : 240 | Download : 430
Publication Date : 2025-11-28
Article Type : Research Paper
Abstract :Felsefi bir hareket olarak transhümanizm 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivmesi gittikçe artan bir ilgiye mazhar olmaktadır. Temel iddiası bilim ve teknolojinin yardımıyla insanın ömrünü uzatmak ve mümkünse onu ölümsüzlüğe ulaştırmak olan transhümanist düşünürler, ortaya çıkan her yeni teknolojik gelişmenin bizi bu hedefe yaklaştırdığını düşünürler. Özellikle YZ (yapay zekâ) ve nanoteknolojide ortaya çıkan gelişmeler ve çeşitli tıbbî teknolojilerin insan üzerinde artan kullanımı transhümanizmi daha fazla düşünmeyi gerektirir. Tekillik adı verdikleri süreçten sonra insanın yeryüzündeki serüveninde yeni bir aşamaya geçeceğini savunan ve bu aşamanın insan sonrası dönem olacağını iddia transhümanist düşünürler, kendi öncülerini Rönesans’tan başlayarak hümanist düşünürler olarak belirlerler. Bu anlatıda transhümanizm bir tür neo-hümanizmdir. Buna göre hümanistler dünya dışı/ötedünyacı referansları reddetmeleri ve insan her ne olacaksa bunu bizzat kendinin belirlediğini gündeme getirmeleri nedeniyle transhümanizmi müjdelemişlerdir. Transhümanizm tarafından sunulan bu anlatı hem hareketin taraftarları hem de muhalifleri tarafından fazla tartışılmadan kabul edilmiş gibi görünmektedir. Oysa bu iddia ciddi şekilde sorgulanmayı hak eder. Gerek Rönesans hümanizmi gerekse de çağdaş hümanizm ile transhümanizm arasındaki ilişkiye odaklanıldığında arada ciddi farklar olduğu görülür. Bu farklar transhümanizmi, hümanizmin bir türü olarak ele almamıza izin vermeyecek kadar ciddi farklardır. Bu metinde de transhümanizmin hümanizm ile olan ilişkisine odaklanılarak, iki hareketin kesiştiği ve ayrıştığı noktalar gösterilmeye çalışılacak ve son tahlilde transhümanizmin doğrudan hümanizmin varisi olmadığı öne sürülecektir.Keywords : Transhümanizm, Hümanizm, Tekillik, Rönesans Hümanizmi, Çağdaş Hümanizm
ORIGINAL ARTICLE URL
