- BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- Kur’ân’da Yer Alan Tefsirî Cümlelerin Fonksiyonu ve Anlam Boyutu
Kur’ân’da Yer Alan Tefsirî Cümlelerin Fonksiyonu ve Anlam Boyutu
Authors : Mehmet Zeki Doğan, Mehmet Halil Çiçek
Pages : 497-518
Doi:10.33460/beuifd.1771209
View : 84 | Download : 57
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Kur’ân-ı Kerîm, Arap dilinin belâgat açısından en yüksek değere sahip olan bütün üslûp ve ifâde biçimlerini mükemmel bir şekilde kullanır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm, Arap dilinin edebî kudretini aksettiren ifâde kalıplarına, cümlelerin incelikli tertip ile tasniflerine, farklı lehçelerine, edebiyat ve belâgat erbabının hayranlık duyacağı derecede eşsiz bir üslûpla bir araya getirir. Bu üslûplardan biri kelimelerin nahiv kuralları çerçevesinde belirli düzen içinde bir araya gelerek tam yargı veya anlam bildiren cümlelerdir. Cümleler de müfretle te’vil edilip edilmemeleri; başka bir cümlenin unsuru olup olmamaları açısından iki gruba ayrılır. Başka bir cümlenin unsuru olarak yer almayan cümlelere, i‘râbta mahalli olmayan cümleler denir. İstitrâd, methetme, uyarma, hatırlatma, tehdit, delil getirme, gerekçelendirme, karşılaştırma, tekrar, ta‘rîz, işaret ve cevap verme gibi nedenlerle terkipte yer alan i‘râbta mahalli olmayan cümlelerin pek çok çeşidi vardır. İ‘râb açısından mahalli bulunmayan önemli cümlelerden biri de tefsirî cümlelerdir. Ancak müfesser/tefsir edilen cümlenin i‘râbta mahalli olup olmaması durumu değiştirmemektedir. Diğer bir ifâdeyle tefsir edilen cümlenin i‘râbta mahalli olsa da tefsirîye (müfessir) cümlenin i‘râbta mahalli olmaz. Arapça metinlerde icra edilen tefsir/açıklama faaliyeti ise üç biçimde gerçekleştirilir. Birincisi, açıklayıcı unsur bir müfretle icra edilir. Yani tefsir eden bileşik değil; müfret (tekil) bir lafızdan oluşur. İkincisi, cümle olmadığı halde mürekkep/birleşik olan bir ifâde ile tefsiri yapılır. Üçüncü ise açıklamanın bir cümle aracılığıyla tefsir edilir. Tefsirî cümleler de dört gruba ayrılır. Birinci grup, “ey” edatıyla yapılan tefsirî cümlelerdir. İkinci grup “en” edatıyla yapılan tefsirî cümlelerdir. Üçüncü grup de “ey” ve “en” gibi tefsir edatı bulunmayan tefsirî cümlelerden oluşur. Dördüncü grup ise إذا (izâ) edatıyla yapılan tefsirî cümlelerdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “ey” edatıyla birlikte gelen hiçbir tefsirî cümle bulunmamaktadır. Ancak onda ya edatsız ya da “en” edatıyla gelen tefsirî cümleler yer almaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan tefsirî ifâdelerin değişik versiyonları vardır. Bunların bir kısmı kısmı cümle, bir kısmı cümle değildir. Cümle olarak gelen tefsirî ifâdeler de iki kısmı ayrılır. Bir kısmı cümleyi tefsir eden ifadelerdir. Diğer bir kısmı ise cümle olmayan bir ifâdeyi tefsir eder. Başka bir ifadeyle Kur’ân’da tefsir edici olarak gelen ifâdelerin hepsi cümle olmadığı gibi tefsir edilenlerin de tamamı cümle değildir. Keza bir kısmı tefsir etme vazifesini görse bile i‘râb yönünden tefsirîye cümle değil; hal, sıfat, matûf ve bedel gibi başka bir ma’mul de olabilir. Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılmasında önemli bir konuma sahip olan tefsirî ifâdelerin işlevini ve manaya katkısını daha iyi anlayabilmek için ilk önce çalışmamızda tefsirî cümlelerin kavramsal çerçevesi ele alınmaktadır. Akabinde de tefsirî cümlelerin çeşitleri ve onların i’râb durumu sistematik bir biçimde incelenmektedir. Nihâyetinde ise Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan tefsirî cümlelerin çeşitleri ayrıntılı olarak ele alınmakta ve konuyla ilgili âyetlerin genel bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Böylece çalışmamızda, Kur’ân-ı Kerîm’deki tefsir edici cümlelerin genel bir görünümünü ve özetini sunmanın yanı sıra, bu cümleleri belli başlı kategorilere ayırarak tefsirî cümlelerin işlevi ve anlam boyutu detaylı bir şekilde ortaya konulmaktadır.Keywords : Tefsir, Kur'ân, Cümle, Mu‘tarıza, Tefsirî Cümle
ORIGINAL ARTICLE URL
