FATİH ANAYASASI (ÖRFİ HUKUK VE PADİŞAHIN SINIRLANMASI BAĞLAMINDA)
Authors : Hasan Tahsin Fendoğlu
Pages : 15-52
Doi:10.57083/adaletdergisi.1799291
View : 97 | Download : 82
Publication Date : 2025-10-08
Article Type : Research Paper
Abstract :Kanun yapmak Osmanlı öncesi Türk devletlerinde de görülmektedir. Türkler Müslüman olduktan sonra, fıkhı tamamıyla benimsemişler, fıkıh üzerine özellikle bin altı yıl (920-1926) olmak üzere günümüze değin önemli eserler vermişlerdir. Fatih Sultan Mehmet, Türk devlet geleneği ile İslâm ve Doğu Roma imparatorluk anlayışının üzerinde Devlet’i yeniden inşa etmiştir. Hukuk araştırmacıları, Osmanlı hukukunu genelde örfi ve şer’i hukuk diye ikiye ayırırlar. İyi bir devlet için iyi bir mevzuat gerekeceğinden Fatih hukuk, özellikle örfi hukuk konusunda Devlet-i Aliyye’yi yenilemiştir. Örfi hukuk, Fatih’le istikrar kazanmış, Kanuni Sultan Süleyman ile olgunlaşmıştır. Osmanlı örfi hukuku, padişahın irade ve fermanlarına dayandığından örfi hukuk bir “kanun hukuku”dur. Osmanlı hukuku, Anglo-Sakson hukukuna benzer şekilde kamu hukuku-özel hukuk ayrımı yapmamaktadır. Fatih’in Teşkilat Kanunnamesi Devlet’in en önemli Teşkilat Kanunnamesidir. Fatih’in idari teşkilatla ilgili Osmanlı Kanunnamesi, dörtyüz sene boyunca -pek az değişiklik dışında- fazla değişmemiştir, genel mahiyette bir kanunun ilk kez Fatih Sultan Mehmet zamanında çıkarıldığı bilinmektedir. Kanunnamenin birinci bölümünde devlet büyüklerinin protokoldeki yerleri, kimlerin padişaha arzda bulunabileceği ve kadıların dereceleri yer almaktadır. İkinci bölümde saltanat işleri yani Divan-ı Hümayun, Has Oda Teşkilatı ve Saray bürokrasisinin görevleri anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde ise bazı suçlara verilecek ta’zir cezaları, devlet memurlarının maaş ve tahsisatları ile resmi yazışmalarda devlet erkanı için kullanılacak unvanlar anlatılmaktadır. Fatih kanunnamesi, Fatih tarafından düzenlenmiş olup, bu Kanunname, Osmanlı döneminde yapılan ilk genel kodifikasyondur. Kanûnnâme hükümlerinin büyük bir kısmının 18. yüzyılda da yürürlükte bulunduğunu ve uygulamada esas alındığını görmekteyiz. Kanûnnâme-i Âl-i Osman’ın, anayasa mesabesinde müstesna bir yeri vardır.Keywords : Anayasa, Fatih’in Teşkîlat Kanûnnâmesi, örfi hukuk, padişahın sınırlanması.
ORIGINAL ARTICLE URL
