- Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Cilt: 25 Sayı: 50
- TEK PARTİ DÖNEMİ LAİKLİĞİNDEN ÇOK PARTİLİ HAYAT LAİKLİĞİNE GEÇİŞTE EN ÖNEMLİ KİLOMETRE TAŞI:CHP YEDİ...
TEK PARTİ DÖNEMİ LAİKLİĞİNDEN ÇOK PARTİLİ HAYAT LAİKLİĞİNE GEÇİŞTE EN ÖNEMLİ KİLOMETRE TAŞI:CHP YEDİNCİ OLAĞAN KURULTAYI (1947)
Authors : Hakkı Uyar
Pages : 365-385
Doi:10.18244/cttad.1526767
View : 97 | Download : 460
Publication Date : 2025-07-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Türk Kurtuluş Savaşı, Türkiye’nin bağımsızlığını sağladı. Ardından gerçekleştirilen Türk Devrimi, ümmet kimliğine dayalı toplumu laik Türk kimliğine geçirmek yolunda köklü değişikliklere girişti. Devrimin en önemli noktalarından biri de laiklikti. Cumhuriyetin ilanı ve laiklik açısından yapılan radikal ve hızlı değişikler, otoriter bir rejimle gerçekleştirildi. Kuvvetler birliği bu değişimlerin görece daha kolay gerçekleştirilebilmesine imkan sağladı. Kuvvetler birliği sistemi, partili cumhurbaşkanlığı ve iki önemli kurumun (Ordu ve Diyanet) iki güvenilir ismin başında olmasıyla (Fevzi Çakmak ve Rıfat Börekçi) desteklendi. Cumhurbaşkanının TBMM’yi kontrol altında tutabilmesi, mevcut tek partinin genel başkanı olmasıyla mümkün oldu. Çakmak ve Börekçi, özellikle laiklik alanında yapılan radikal değişiklikler noktasında muhalefet edebilecek iki kurumu uzun yıllar denetim altında tuttu. Dolayısıyla devrimler otoriter ve merkezi bir yönetimle, hızlı ve radikal değişikliklere imza atılabildi. Batı dışı modernleşmenin tipik bir örneği olarak değişimin öncülüğünü toplumsal sınıflar değil bürokrasi yaptı. Yapılan değişiklikler kısa zamanda ve hızlı bir şekilde, tepeden inmeci yöntemlerle gerçekleştirildi. Bu olağanüstü dönemin sonucunda bir normalleşme sürecinin yaşanması kaçınılmazdır. Nitekim bu durum tek parti yönetimi açısından da geçerlidir. 1945-1950 yılları arasında çok partili hayata geçildi ve 1950’de Türkiye’nin Demokrasi Devrimi tamamlandı. Tek parti yönetiminin çok partili yönetime geçilerek normalleşmesi gibi laiklik anlayışında da benzer bir durum söz konusu oldu. Otoriter tek parti yönetiminin geçiciliği gibi otoriter laiklik anlayışı da geçici idi. Otoriter uygulamaların sona erişi, rejimin tam anlamıyla normalleşmesi, demokratikleşmesi ve laikliğin kurumsallaşması anlamına gelmiyordu. 1947’deki CHP Yedinci Olağan Kurultayı, tek parti döneminin otoriter laiklik anlayışının bizzat CHP’nin kendisi ve ayrıca kendi en üst organı tarafından sorgulanması, eleştirilmesi ve çözüm önerileri getirilmesi açısından son derece önemlidir. Makale, CHP’nin kendi laiklik anlayışını sorgulamasını ve parti içerisindeki homojen olmayan yapıyı ortaya koymaktadır. Son olarak Kurultay’da yapılan tartışmalar günümüzde tek parti dönemine yönelik getirilen eleştirilerle paralellik arz etmektedir. Ancak burada dikkat çekici olan bu eleştirilerin bizzat CHP’lilerin kendileri tarafından yapılmasıdır. Diğer taraftan laiklik noktasında hassasiyetlerini sürdüren ve laikliğin göreceği zararı öngören CHP’lilerin varlığı da kayda değerdir.Keywords : Laiklik, CHP Yedinci Olağan Kurultayı, Çok Partili Yaşama Geçiş.
ORIGINAL ARTICLE URL
