Journal article
PSİKANALİZ VE DİL: YAPISALCILIKTAN POSTYAPISALCILIĞA GÖSTERENİN STATÜSÜ
Abstract
Bu yazı, dilbilimsel bir terim olarak ‘gösterenin’ statüsünü odağa alarak, Lacan’ın Saussurecü göstergenin birlik ilkesini nasıl gösteren lehine asimetrikleştirip dağıttığı konusuna ve gösterenin öncelik kazanmasının sunduğu imkanlara eğilmektedir. Yazıda, Lacan’ın Freud’un rüya kuramındaki yoğunlaşma ve yer değiştirme mekanizmalarını Roman Jakobson’un metafor/metonimi ayrımıyla eşleyerek dilin iki ekseni (seçim/birleştirme) üzerinden yeniden okumasının sonuçlarını inceliyorum. Lacan, gösterene ağırlık vererek anlamın ertelenmesi ve gösteren zinciri boyunca sürekli kayması fikrini öne çıkarmaktadır. Buna göre anlam, sabit bir gösterilene değil, gösterenlerin düzenlenişine bağlı geçici sabitlemelere dayanır. Bunun klinik düzlemdeki sonucu semptomun da bir metafor olarak görülmesidir. Böylelikle semptom bastırılmış içeriğin doğrudan ifadesi değil, ikame ve kayma yoluyla kurulmuş bir gösteren olarak belirmektedir. Anlamın, anlam kaymalarını da içerecek şekilde gösterenlerin bitimsiz akışı içerisine yerleştirilmesi anlamın sabitliğine de meydan okuyan bir fikirdir. Bu meydan okuma, yapısalcılık ile post-yapısalcılık arasındaki temel ayrımı da ortaya koymaktadır. Anlamın sabit olarak kabul edilmesi ile sürekli akış içinde kabul edilmesi biçiminde tarif edilmesi mümkün olan bu ayrım, nihai olarak, gösterenin statüsüne dayanmaktadır.
Keywords
63 views · 62 downloads
