- Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi
- Cilt: 10 Sayı: 2
- KOBIZDIÑ MUÑI HİKÂYESİ TEMELİNDE KAZAK EDEBİYATINDA KUŞAK ÇATIŞMASI VE KÜLTÜREL KİMLİK
KOBIZDIÑ MUÑI HİKÂYESİ TEMELİNDE KAZAK EDEBİYATINDA KUŞAK ÇATIŞMASI VE KÜLTÜREL KİMLİK
Authors : Gül Banu Duman
Pages : 361-380
Doi:10.32321/cutad.1548561
View : 63 | Download : 85
Publication Date : 2025-12-14
Article Type : Research Paper
Abstract :1917 Ekim Devriminin ardından kurulan yeni hükümet, Sovyet ideolojisini yaymak ve Sovyet tipi insan yetiştirmek için eğitim, kültür seferberlikleri başlatmıştır. Sovyetler Birliği döneminde iktidarın en önemli propaganda araçlarından biri olan edebiyat, iktidarın desteğiyle hızlı bir gelişim sürecine girmiştir. Ancak devlet desteğiyle gelişen bu edebiyat, tamamen iktidarın güdümünde bir propaganda edebiyatına dönüşmüş, merkezden gelen sipariş konularda edebî eserler yazılmıştır. Özellikle Stalin’in repressiya adı verilen baskı döneminde millî renge sahip, yeterince ideolojik olmayan yazarlar, aydınlar tasfiye edilmiş, idam, hapis ya da sürgün gibi cezalarla susturulmuşlardır. Stalin’in ölümünden sonra edebiyat üzerindeki baskı azalsa da Kazak edebiyatı, ancak 1991 yılında Kazakistan’ın bağımsızlığından sonra gerçek anlamda özgür bir ortama kavuşmuş, Sovyetler Birliği döneminde devlet tarafından yasaklı olan konular, tarihî olaylar, millî temalar edebî eserlerde yer alabilmiştir. Kuvandık Tümenbay’ın Kobızdıñ Muñı (Kobızın Hüznü) hikâyesi ele aldığı konu ve hikâyedeki kahramanlar bakımından dikkat çekici bir hikâyedir. Hikâyede 1986 Aralık Ayaklanması (Jeltoksan köterilisi) ekseninde kuşak çatışması konusu ele alınmaktadır. Aralık Ayaklanması, Kazak gençlerinin Sovyetlerin asimilasyon politikalarına bir başkaldırıdır. Bu çalışmada Kazak gençlerinin millî uyanışı ve gençlerin Sovyet sistemi içerisinde yetişmiş ebeveynleriyle yaşadıkları kuşak çatışması Kobızdıñ Muñı adlı hikâye temelinde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde millî kimlik ve kültürel yozlaşma üzerinde durulmuş; ikinci bölümde Kazak edebiyatında tarihî süreç içerisinde kuşak çatışması ve kültürel kimlik konusu ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise kuşak çatışması ve kültürel yozlaşma meselesinin Kobızdıñ Muñı hikâyesine yansımaları irdelenmiştir. Hikâyenin ana karakterleri, Sovyet döneminin önemli bir savcısı olan Haydar Alpamısov ve Batılı tarzda yetiştirmeye çalıştığı konservatuvar öğrencisi kızı Bela’dır. Bela, Aralık Ayaklanması’na katılmış ve bu önemli hadiseden sonra millî kimliğini sorgulamaya başlayarak özüne dönmeye başlamış bir Kazak gencidir. Babası ise Sovyet kültürünü temsil eder. Bela’nın özüne, kendi millî değerlerine dönmeye başlaması, kemana olan ilgisini kaybedip kobıza (kopuza) ilgi duymasıyla hikâyede anlatılır. Hikâyede sık sık kobız ve kemanın karşılaştırıldığı görülür. Kobız, hikâyede Kazak millî kimliğini temsil ederken keman ise Rus kültürünü temsil etmektedir. Baba kız arasında sık sık kobız üzerinden tartışmalar yaşanır. Kızındaki bu değişmeden memnun olmayan Haydar Alpamısov, kızının çağdaşlıktan uzaklaştığını düşünmektedir. Bela ise babasını millî değerlerinden kopuk bir birey olarak görür. Görüldüğü üzere hikayedeki kuşak çatışması alışılmışın tersi bir şekilde gelişmektedir.Keywords : Bağımsızlık Sonrası Kazak Edebiyatı, Kuvandık Tümenbay, Kobızdıñ Muñı, Kuşak Çatışması, Kültürel Kimlik
ORIGINAL ARTICLE URL
