- Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi
- Cilt: 10 Sayı: 2
- TEMAS (ETKİLEŞİMSEL / ETKİLEŞİMLİ) DİLBİLİM VE GÜNCEL BİR ARAŞTIRMA KONUSU OLARAK DİL İLİŞKİLERİ...
TEMAS (ETKİLEŞİMSEL / ETKİLEŞİMLİ) DİLBİLİM VE GÜNCEL BİR ARAŞTIRMA KONUSU OLARAK DİL İLİŞKİLERİ
Authors : Muna Yüceol Özezen
Pages : 403-430
Doi:10.32321/cutad.1657470
View : 131 | Download : 168
Publication Date : 2025-12-14
Article Type : Research Paper
Abstract :Dünya tarihi aynı zamanda bir insan hareketliliği tarihidir. İnsan hareketliliğinin en önemli dilbilimsel sonucu ise dil temasları ve dil etkileşimleridir. İnsanların bireysel hareketlilikleri, bir dil için genellikle yakın vadede bir tehdit oluşturmazken daha büyük hareketlilikler (göçler, ilticalar vb.), genellikle en az iki dilin birbirlerinden gelecek etkilere açık olarak karşılaşması, en az iki dilin birbiriyle çoğu önemli dilbilimsel sonuçlar verecek biçimde temas etmesi anlamına gelmektedir. İnsan hareketliliğinin insanlık tarihi boyunca var olageldiği bilinmektedir. Bu ise, birçok toplumsal olguda olduğu gibi dilsel anlamda da tam bir sterilizasyonun olmadığı, dillerin dış yapıları kadar içyapıları bakımından da katışıksız olmayabilecekleri ihtimalini gündeme getirmektedir. Buna göre, bir dil kullanıcısına hatta o dilin araştırmacısına öz gibi gelen, yalnızca kendisine ait gibi görünen ve bu bakımdan da mutlak (değişmemiş ve değişmeyecek) sanılan yapısal özelliklerin, eğilimlerin ve tercihlerin uzak veya yakın geçmişteki temasların bir sonucu, dilsel etkileşimlerin silikleşmiş mirası olma ihtimali her zaman vardır. İnsan hareketlilikleri, dil etkileşimleri ve “saf dil olmadığı” yönündeki görüşler, 1990 yıllar itibarıyla dilbilim dünyasında daha açık bir terimle ifadesini bulan bir disiplinin doğmasına yol açmıştır: Temas dilbilim. Esasında özerk bir dilbilim disiplini olma yolunda ilerleyen, kendi terminolojisini oluşturan, kendi yöntemlerini geliştiren ve kuramsal olarak da ele alınan temas dilbilim, toplumdilbilimin içinden doğmuştur. Bu bakımdan toplumdilbilimin coğrafya, tarih, insanbilimi, budunbilimi ve hukukla kesişmesi özelliği temas dilbilim için de geçerli olmaya devam etmektedir. Dil ilişkileri sözvarlığı düzleminde gerek Batı bilim dünyasında gerekse Türkiye’deki araştırmacılar tarafından eskiden beri ele alınan bir konudur. Ancak Türkiye’deki çalışmalar daha çok dillerin sözcük alışverişlerine odaklıdır ve sözcüksel alışveriş sınırlılığında bile ilkelerin ne olduğu çok fazla dikkate alınmamıştır. Temas dilbilim ise dil ilişkilerine hem kuramsal ve ilkesel boyutta bakmakta hem de alışverişlerin ve kopyalamaların yalnızca sözcüksel düzlemde olmadığını vurgulamaktadır. Temas dilbilim, temel olarak dil hakları, dünyadaki makro ve mikro dil bölgeleri, bu bölgelerdeki dilsel miraslar, dillerin karışması ve dilsel melezlenme, yeni dillerin doğuşu ve dil ölümleri gibi konuları incelemektedir. Bugün Batı literatüründe temas dilbilimle ilgili geniş bir literatür oluşmuş durumdadır. Başlangıç çalışmaları genel ilkelerin değerlendirildiği, temas dilbilimin kuramsal olarak düşünülüp genel çerçevesinin çizildiği el kitabı özelliğindeki çalışmalardır. Yakın zamandaki çalışmalar ise daha çok spesifik olarak bir dilin tarihsel veya çağdaş dil ilişkilerinin veya spesifik olarak bir dil bölgesindeki dil ilişkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla yapılmaktadır.Keywords : Temas Dilbilim, Dil İlişkileri, Dil Etkileşimleri, Yerdilbilim, Dil Çevresi, Dilbilimsel Tipoloji, Dil Evrensellikleri
ORIGINAL ARTICLE URL
