- Dicle Tıp Dergisi
- Cilt: 52 Sayı: 3
- Nefroloji Kliniğinde İstenilen PET-CT Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Nefroloji Kliniğinde İstenilen PET-CT Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Authors : Veysel Baran Tomar, Taha Enes Cetin, Seda Gülbahar Ateş, Özant Helvacı, Uğuray Aydos, Ömer Faruk Akçay, Galip Guz
Pages : 647-653
Doi:10.5798/dicletip.1785366
View : 67 | Download : 50
Publication Date : 2025-09-16
Article Type : Research Paper
Abstract :Amaç: Bu retrospektif çalışmanın amacı, nefroloji pratiğinde çeşitli klinik endikasyonlarla istenen 18F-florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografi-bilgisayarlı tomografi (18F-FDG PET-CT) incelemelerinin tanısal değerini ortaya koymak ve bu görüntülemenin klinik karar süreçlerine olan katkısını değerlendirmektir. Yöntemler: Çalışmaya, 2018–2025 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin Nefroloji kliniğinde yatırılarak 18F-FDG PET-CT görüntülemesi yapılan, öncesinde malignite tanısı bulunmayan erişkin hastalar dahil edilmiştir. Hastalara ait demografik veriler, klinik semptomlar (ateş, kilo kaybı, önceki görüntülemelerde lezyon varlığı) ve laboratuvar parametreleri (HbA1c, açlık glukozu, kreatinin, eGFR, albümin, albüminüri) hasta kayıtlarından retrospektif olarak analiz edilmiştir. PET-CT bulguları, malignite varlığı açısından değerlendirilmiş ve ilişkili klinik değişkenlerle istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Toplam 65 hastanın yaş ortalaması 60,2±16,3 yıl olup, %67,7’si erkekti. Hastaların %29,2’sinde diyabet mevcuttu. PET-CT incelemeleri sonucunda hastaların %50,8’inde malignite ile uyumlu bulgular saptanmıştır. Önceki görüntüleme yöntemlerinde lezyon saptanan hastalarda PET-CT ile malignite tespit edilme olasılığı anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,033). Ateş yakınlığının olmaması malignite saptanmasıyla istatistiksel olarak ilişkili olsa da (p=0,023), tanı koydurucu değeri sınırlı kalmıştır. Kilo kaybı ile PET-CT bulguları arasında anlamlı bir ilişki izlenmemiştir (p=0,427). Sonuç: Çalışmamız, PET-CT\\\'nin nefroloji pratiğinde özellikle farklı görüntüleme yöntemleri ile öncesinde lezyon saptanmış hastalarda malignite taramasında önemli bir tanı aracı olabileceğini göstermektedir. PET-CT\\\'nin sistemik semptomlara göre daha objektif ve yönlendirici sonuçlar sunması, bu görüntüleme yönteminin nefrolojik olgularda daha etkin kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bu bağlamda, PET-CT\\\'nin seçilmiş olgularda klinik karar sürecine anlamlı katkı sağladığı kanaatindeyiz. Ancak çalışmamızın tek merkezli ve sınırlı örneklemli olması gibi kısıtlılıkları göz önünde bulundurulmalıdır. Gelecekte, ImmunoPET gibi hedefe yönelik yeni teknolojiler ve yeni izleyicilerle desteklenmiş görüntüleme protokolleri ile inflamasyonun non-invaziv değerlendirilmesi ve yapay zekâ destekli analizlerin entegrasyonu sayesinde, PET-CT’nin nefrolojideki kullanım alanları daha da genişleyebilir. PET-CT\\\'nin nefrolojik uygulama alanları konusunda farkındalığın artması ve bu yöntemin uygun klinik endikasyonlarla kullanılması, tanısal doğruluğu artırarak gereksiz tetkiklerin önüne geçilmesini sağlayabilir.Keywords : PET-CT, 18F-FDG, malignite, kronik böbrek hastalığı
ORIGINAL ARTICLE URL
