- Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Volume:24 Issue:40
- Avalde Eşin Rızası Sorunu Ve Rızanın Aranmayacağına İlişkin İçtihadı Birleştirme Kararının Eleştiris...
Avalde Eşin Rızası Sorunu Ve Rızanın Aranmayacağına İlişkin İçtihadı Birleştirme Kararının Eleştirisi
Authors : Mehmet ÜÇER, Ali AYLİ
Pages : 111-138
View : 36 | Download : 14
Publication Date : 2019-06-09
Article Type : Research Paper
Abstract :Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş, kişisel teminat amacı taşıyan sözleşmelerdendir. İvazsız olan bu sözleşmede kefil, borçlunun borcunu ifa etmemesi durumunda sorumluluk almaktadır. Çoğunlukla hatır ilişkilerine dayanan bu sözleşme sebebiyle kefiller, çoğu zaman bir menfaatleri olmadığı halde, borcu ifa etmek zorunda kalmakta ve borçluya rücu ettiklerinde, herhangi bir şey elde edememektedirler. Bu durum borçlu ile birlikte ailesinin de önemli zorluklarla karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple Kanun Koyucu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda kefili koruyucu nitelikte getirdiği pek çok düzenlemenin yanı sıra, kefalette eşin rızasının da aranmasını şart koşmuştur. Bununla yetinmeyerek, TBK m. 603 hükmüyle, bu koruyucu hükümlerin, kefalete benzeyen diğer hukukî işlemlere de uygulanmasını emretmiştir. Türk Ticaret Kanununda düzenlenen aval kurumunun da, bu kapsamda olup olmadığı, gerek doktrinde, gerekse yargısal içtihatlarda sürekli tartışılmıştır. Yargıtay, 2018 yılında içtihatları birleştirdiği kararında, aval kurumunun TBK m 603 kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve eşin rızasının aranmasına gerek olmadığına hükmetmiştir. Bu çalışmada, her iki kurum ele alınmış ve Yargıtay’ın sözü edilen kararı kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Kanunun özü ve amacı dikkate alındığında, Yargıtay’ın gerekçelerinin tatmin edici olmadığı ve avalde de eşin rızasının aranması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.Keywords : Kefalet Sözleşmesinde Şekil, Şahsî Teminat, Eşin Rızası, Aval, Kıymetli Evrak
ORIGINAL ARTICLE URL
