Pyoderma Gangrenosum Tanı ve Tedavisi
Authors : Ece Erbağcı
Pages : 85-89
View : 13 | Download : 0
Publication Date : 2025-08-28
Article Type : Review Paper
Abstract :Pyoderma gangrenosum (PG) nadir bir nötrofilik dermatozdur. PG kutanöz lezyonları eritemli papül, püstül, nodül veya bül olarak başlayıp hızlı genişleyen, ağrılı, eritemli altı yenik viyolose kenarlı ülserlere ilerler. Lezyonlar en sık alt ekstremitede yerleşir, paterji pozitifliği karakteristiktir. Hastalığın seyri değişkendir, lezyonlar kendiliğinden gerileyebileceği gibi kronik, tekrarlayıcı seyir gösterebilir. İmmün patogenez komplekstir. İnflamazom yapıları başta olmak üzere doğal (innate) immün sistemin aberan aktivasyonu mevcuttur. Adaptif i mmünitede ise Th1 ve Th17 (STAT1 ve STAT4) yönünde polarizasyon görülür. Olguların ~%50’sinde eşlik eden immün-aracılı hastalık vardır. Bu hastalıklar en sık inflamatuvar bağırsak hastalıkları olmak üzere, inflamatuvar artritler, hematolojik hastalıklar, monoklonal gamopatiler ve solid malignitelerdir. PG’nin farklı klinik varyantları tanımlanmıştır, en sık görülen ülseratif (klasik form) tiptir. Büllöz, püstüler, vejetatif (süperfisiyel granülomatöz), peristomal ve postoperatif formlar diğer klinik varyantlarıdır. PG nadiren ilaç ilişkili olarak da ortaya çıkabilir. PG bir ekartasyon tanısıdır, tanıda diğer ülser nedenlerinin dışlanması gerekir. Tanıda yardımcı diagnostik kriterler tanımlanmıştır. İmmünosupresif tedavi, uygun yara bakımı, eşlik eden komorbiditenin tedavisi, ağrı tedavisi ve psikososyal destek, relapsların önlenmesi, tedavisi tedavi komponentlerini oluşturmaktadır. İmmünosupresif tedavilerden erken dönemde sistemik steroid ve/veya siklosporin gibi hızlı etkili bir ajanla başlanıp sonrasında etkisi daha uzun sürede ortaya çıkan ancak yan etki profili daha güvenli immünosupresiflerden birine (biyolojik ajanlar, azatioprin, mikofenolat mofetil, metotreksat vb.) geçilebilir.Keywords : Pyoderma gangrenosum, ülser, immünosupresif
ORIGINAL ARTICLE URL
