- Afyon Kocatepe Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dergisi
- Cilt: 8 Sayı: 2
- Kerhî’ye Atfedilen Kaidelerde Mezhep Görüşlerine Aykırı Nasların Yorumlanması Meselesi
Kerhî’ye Atfedilen Kaidelerde Mezhep Görüşlerine Aykırı Nasların Yorumlanması Meselesi
Authors : Hüseyin Baysa
Pages : 486-500
Doi:10.52637/kiid.1731839
View : 193 | Download : 222
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Ebü’l-Hasen el-Kerhî (ö. 340/952), Hanefî mezhebinin teşekkül sürecine önemli katkılarda bulunmuş bir fakihtir. O, mezhebin ictihâd yöntemini yansıtan asılları/kaideleri bir araya getiren ilk kişi olarak bilinmektedir. Bu kaideler daha sonraları Ömer en-Nesefî (ö. 537/1142) tarafından şerh edilmiştir. Kaidelerin bir kısmında mezhep görüşüne aykırı âyet, hadis ve sahâbî kavlinin nesh, te’vîl, tercîh ve tevfîk gibi yöntemler uygulanarak yorumlanması önerilmektedir. Bir fakihin kendi mezhebine aykırı görünen naslarla karşılaştığında izlediği yöntemleri formüle eden mevzubahis kurallar modern dönemde nassı mezhep görüşüne tabi kıldığı, mezhebin dogmatik anlayışını pekiştirdiği ve özgür ictihâd düşüncesini sınırlandırdığı iddialarıyla tenkit edilmektedir. Kerhî Hanefî mezhebinin önde gelen isimlerinden biri olduğu için, kendisine yöneltilen bu eleştirilerin tahlil edilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada söz konusu tenkitler, Ömer en-Nesefî’nin kaideler ile ilgili açıklamaları ışığında değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Araştırmada metin analizi yöntemi kullanılarak, eleştiriye konu olan kaideler bütüncül bir bakış açısıyla incelenmiştir. Böylece ileri sürülen tenkitlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ortaya konulması hedeflenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda Kerhî’nin nas ile mezhep görüşü arasında var olduğu sanılan çelişkinin aşılması amacıyla fukahânın benimsediği yöntemleri mezkûr kaidelerle sistematize ettiği tespit edilmiştir. Mezhepte tercih edilen ictihâdlar ile naslar arasındaki çelişkiler, çoğunlukla ictihâdın inşası sırasında esas alınan deliller arasındaki te‘âruza dayandığından Kerhî, bu kaidelerle ictihâd sürecinin başına dönülmesini ve o süreçte yapılan işlemlerin dikkate alınmasını önermiştir. Öte yandan Kerhî, Hanefî mezhebinin bir mensubu olarak onun sistematiğine bağlı kalmakla birlikte delil eksenli bir anlayışı benimsediğinden mezhebin usul ve fürû alanlarında hatalı bulduğu bazı görüşlerine katılmamıştır. Böyle bir yaklaşıma sahip olan fakihi nasları mezhep görüşlerine mahkûm etmekle, taassupta bulunmakla veya taklide teşvik etmekle suçlamak isabetli bir tutum değildir.Keywords : İslam Hukuku, Mezhep Disiplini, Mezhep Taassubu, Taklid, Kerhî
ORIGINAL ARTICLE URL
