- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- Mukarrirler Meclisi’nin Erken Dönemine Işık Tutan Bir Metin: İsmail Müfid’in Tevbe Sûresi 1-2. Âyetl...
Mukarrirler Meclisi’nin Erken Dönemine Işık Tutan Bir Metin: İsmail Müfid’in Tevbe Sûresi 1-2. Âyetlerinin Tefsiri
Authors : Harun Abacı
Pages : 987-1008
Doi:10.51702/esoguifd.1670049
View : 120 | Download : 59
Publication Date : 2025-09-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Osmanlı döneminde Ramazan aylarında, padişahın himayesinde ve huzurunda, devrin önde gelen âlimlerinin iştirakiyle belirli usul ve kaideler çerçevesinde tertip edilen özel tefsir dersleri icra edilmekteydi. “Huzur Dersleri” olarak adlandırılan bu dersler, resmî olarak 1172/1759 yılında başlamış ve hilafetin ilgasına kadar, 1924 yılına dek devam etmiştir. Bu süreçte, pek çok âlim mukarrir ve muhatap olarak derslere iştirak etmiştir. Huzur derslerine bağlı olarak ve ön hazırlık mahiyetinde icra edilen tefsir dersleri ise “Mukarrirler Meclisi” olarak adlandırılmaktaydı. Hem huzur derslerinde hem de mukarrirler meclisinde mukarrir olarak vazife icra eden âlimlerden biri de ömrünün büyük bir kısmını müderris olarak geçiren İsmail Müfid’dir. Çeşitli ilim sahalarında pek çok eser kaleme alan velûd bir âlim olmasına rağmen, kendisi hakkında kaynaklardaki mevcut bilgiler oldukça sınırlıdır. Makalede, İsmail Müfid’in 1199/1785 yılı Ramazan’ında, dokuzuncu mukarrirler meclisinde mukarrir olarak takrir ettiği Tevbe Sûresi’nin ilk iki ayetinin tefsirine dair çalışması merkeze alınmıştır. Söz konusu risalenin bilinen tek nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi\\\'nde kayıtlıdır. Çalışmada, önce İsmail Müfid’in biyografisi ve ilmî mirası ele alınmış, ardından risale içerik ve yöntem açısından değerlendirilmiş, kaynakları tespit edilerek ilmî analizi yapılmıştır. Risalenin tahkikli neşrine ise son bölümde yer verilmiştir. Huzur dersleri ve mukarrirler meclisine dair günümüze ulaşan belgeler oldukça sınırlıdır. Kaynaklarda, 1197/1783 yılına ait ilk huzur derslerinde İsmail Müfid’in mukarrirlik yaptığı belirtilmekteyse de dersin içeriği hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Derslerde işlenen ayetlere göre yapılan kronolojik tasnif çalışmalarında ilk döneme dair bazı tespitler bulunmakla birlikte, İsmail Müfid’in 1199/1785 yılında dokuzuncu mukarrirler meclisinde işlediği Tevbe Sûresi’nin 1-2. ayetleri hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmemektedir. İşte söz konusu boşluğu doldurmaya yönelik olarak, yazma eserler arasında tespit edilen ve aynı meclise ait olduğu anlaşılan bu nüsha, mukarrirler meclisinin işleyişi ve içeriğine dair şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski metinlerden biri olarak önem taşımaktadır. Bu bağlamda, makalede mukarrirler meclisinin erken dönemine dair önemli bilgiler sunan, kaynaklarda ismi zikredilmeyen oldukça eski bir metin tespit edilerek, tahkik ve tahlili gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla bu çalışma, mukarrirler meclisiyle ilgili araştırmalara önemli bir katkı sağlamakta ve bu alandaki literatürü zenginleştirmesi açısından değer taşımaktadır. İsmail Müfid, bu risalede -tıpkı huzur derslerinde olduğu gibi- mukarrirler meclisinde de Beyzâvî tefsirini temel kaynak olarak esas almış; tefsir ilminde ise dil ve anlam derinliğine dayalı dirayet metodunu benimsemiştir. Ancak yalnızca Beyzâvî tefsiriyle yetinmeyip, Zemahşerî, Ebüssuûd ve Hafâcî gibi muteber müfessirlerin eserlerinden de istifade ederek meseleleri geniş bir perspektifle ele almış, böylelikle ilmî açıdan sağlam ve kıymetli bir metin vücuda getirmiştir. Bu durum, müellifin ders öncesinde titiz bir hazırlık süreci yürüttüğünü ve tefsir ilmine olan vukufiyetini göstermektedir. Ayrıca İsmail Müfid’in, risalede birebir iktibaslara çok az yer vermesi, onun ilmî derinliğini ve metnin özgün karakterini ortaya koymaktadır. Müellifin, Tevbe Sûresi’nin 1-2. ayetlerine dair yaptığı açıklamalar, tahlil, tercih ve değerlendirmeler ise tefsir ilmindeki birikimini ve yorum gücünü açıkça yansıtmaktadır. Ancak bu hususta daha geniş kapsamlı bir değerlendirme yapabilmek için müellifin tefsir sahasındaki diğer eserlerinin de detaylı bir şekilde tetkik edilmesi elzemdir. Bu makalenin ardından, bilhassa Beyzâvî tefsiri üzerine kaleme aldığı haşiyesi bağlamında İsmail Müfid’in müfessirlik yönünü ele alan ve tefsir ilmindeki katkılarını ortaya koyan daha kapsamlı bir araştırmaya ihtiyaç olduğu aşikârdır. Bu doğrultuda gerçekleştirilecek bir ilmî çalışmanın, alandaki önemli bir boşluğu dolduracağı ve tefsir literatürüne kıymetli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Keywords : Tefsir, Mukarrirler Meclisi, Huzur Dersleri, İsmail Müfid, Tefsir Geleneği, Tahkikli Neşir
ORIGINAL ARTICLE URL
