- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- Hz. Âdem Kıssasında Geçen Bedenin Açılması Hadisesinin Mahremiyetin Bozulması Olgusu Kapsamında Değe...
Hz. Âdem Kıssasında Geçen Bedenin Açılması Hadisesinin Mahremiyetin Bozulması Olgusu Kapsamında Değerlendirilmesi
Authors : Zeynep Ceran
Pages : 558-584
Doi:10.51702/esoguifd.1676871
View : 341 | Download : 349
Publication Date : 2025-09-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Mahremiyet algısı hemen bütün inanç sistemleri ve kültürlerde yer almakta, insan bedeninin kendine özgü sınırlarını ihlal eden her türlü müdahaleden ve uygulamadan muhafazası bu algı kapsamında değerlendirilmektedir. Mahremiyetin bir unsuru olarak bedenin kutsallığı ilke olarak benimsenmekle birlikte, insanlık tarihi farklı sebep ve saiklerle tersi durumlara şahitlik etmiştir. Tarih boyunca sebebi ve öznesi farklılık arz etse de bedenin ifşa amaçlı açılması, mahremiyetin bozulmasının en yaygın şekilleri arasında yer almıştır. Tarihî ve güncel kayıtların yanı sıra Kur’an’da, işledikleri günahın sonucunda Hz. Âdem ve eşinin bedenlerindeki mahrem bölgelerin birdenbire açıldığını ifade eden ayetlerin yer alması, ifşa olgusunu bir tefsir konusu ve maslahat açısından irdelenmesi gereken bir mesele haline getirmektedir. Kıssada bahsi geçen açılma olayı ile tarih boyunca bedenin, spor ve sanat faaliyetlerinde bulunmak, dinî ritüelleri yerine getirmek, toplumdaki statü farklarını ortaya koymak ve işkence etmek gibi muhtelif hedeflerle açılması arasında bağlantılar bulunmaktadır. Bu bağlantılar ifşa olgusuna çeşitli boyutlar kazandırmakta; kişinin, bedeninin mahrem bölümlerini toplum önünde kendi istek ve tercihiyle açıp açamayacağı konusu ise bir özgürlük problemini gündeme getirmektedir. Bu makalede Hz. Âdem kıssasında geçen açılma hadisesi ile söz konusu ifşa türleri arasındaki ortak noktalar esas alınmaktadır. Söz konusu noktalardan hareketle bedenin açılması olgusunun insanın kendi fiziksel ve ruhsal yaratılışında nelere karşılık gelebileceği, ifşanın toplumsal yaşamda nasıl anlamlandırılması gerektiği ve mahremiyetin bedensel ifşa sebebiyle bozulması meselesine karşı ne tür çözümler üretilebileceği soruları tartışılmaktadır. Bunun için bedensel ifşa olgusu üç farklı boyuttan ele alınmıştır. Öncelikle olgunun insanlık tarihindeki ilk örneği, Hz. Âdem kıssasından hareketle ortaya konmuştur. Bunun için kıssadaki olay örgüsünün satır aralarından insan fıtratının temel hakikatlerine ve mahremiyetin muhafazası için örtünmenin gerekliliğine işaret eden ifadelere yoğunlaşılmıştır. Ardından bedensel ifşanın insanlığın kayda geçirilen tarihinde şahit olunan spor ve sanat faaliyetleri, dinî ritüeller, sosyal ayrıştırmalar ve işkence gibi hedeflerle uygulanmasının kişisel ve toplumsal sonuçları ortaya konmuş, böylece kıssanın yaşanan hayata hangi formlarda yansıdığı ortaya konmuştur. Son olarak kıssadan ve tarihî okumalardan ulaşılan bilgiler ışığında, kişinin kendi bedenini ifşa etmesinin mahremiyete zarar vermediği; bilakis bireysel hak ve özgürlükler kapsamına girdiği iddiası kavramsal tahlil düzeyinde sorgulanmıştır. Makalede ayrıca kıssa ve olgu incelemesinin yanı sıra örtünme konusunun zikredildiği Kur’an ayetleri hakkında dirayet ve rivayet tefsirlerinde yer alan açıklamalardan hareketle, ifşanın bireye ve topluma verebileceği zararların önüne geçilmesine dair öneriler sunulmuştur. Burada hedeflenen, geçmişin olduğu kadar modern zamanların da gündeminden düşmeyen bu meseleyi olabildiğince geniş bir perspektifle değerlendirmektir. Zira makalenin temel iddiası mahremiyetin bedensel ifşa yoluyla bozulması problemine sağlıklı çözümler serdedilirken, Hz. Âdem kıssasından ve devam edegelen yaşanmışlıkların tahlilinden ulaşılan sonuçlardan birlikte faydalanılabileceği şeklindedir. Makalenin uzmanlık alanımız açısından önemi mahremiyetin bozulması gibi temel yaşamsal sorunlara tefsir araştırmalarında yer vererek Kur’an kaynaklı sağlıklı çözümler üretme çabalarına örneklem ve yöntem bakımından katkı sunması hasebiyledir. Makalede ulaşılan temel bulgu ise Hz. Âdem kıssasında geçen açılma hadisesindeki pek çok unsurun, sonraki nesillerin şahit olduğu bedensel ifşalarda da yer aldığı yönündedir. Hz. Âdem ve eşinin bedenlerinin açılması, onların bireysel özgürlüklerine bir destek ya da salih amellerine karşılık ödül olarak değil, tüm uyarılara rağmen işledikleri günahın sonucu, bir cezalandırma vesilesi, sünnetullahın bir tecellisi şeklinde sunulmuştur. Nitekim bedensel ifşa kimi zaman psikopatalojik bir durumun dışa vurumu, kimi zaman askerî, siyasî bir üstünlük aracı ve cezalandırma yöntemi, kimi zaman toplumsal statü farklarının belirteci işlevi görmüş; fakat hangi saikle yapılırsa yapılsın bu ifşanın mahremiyete zarar vermeyen ve bu nedenle makul karşılanması gereken bir yönü kayıtlara geçmemiştir.Keywords : Tefsir, Hz. Âdem Kıssası, Mahremiyetin Bozulması, Bedenin İfşası, İnsan Hürriyeti, Varlık Düzeyi
ORIGINAL ARTICLE URL
