- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Din Dersi Kitaplarında Demokratik Değerler Üzerine Bir İnceleme...
Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Din Dersi Kitaplarında Demokratik Değerler Üzerine Bir İnceleme
Authors : Yeliz Altuntaş, Mahmut Zengin
Pages : 723-747
Doi:10.51702/esoguifd.1684362
View : 126 | Download : 108
Publication Date : 2025-09-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında (1924–1930) yayımlanan din dersi kitaplarında demokratik değerlerin nasıl temsil edildiğini tematik ve eleştirel bir bakışla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel bir durum çalışması deseniyle yapılandırılmış; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilen ve ilkokul ile ortaokul düzeyinde okutulan din dersi kitapları doküman incelemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Veriler, NVivo 15 nitel analiz programı kullanılarak betimsel analiz tekniğiyle değerlendirilmiş; demokrasi, cumhuriyet, katılım, adalet, eşitlik, hoşgörü, çoğulculuk, laiklik, insan hakları ve özgürlükler temaları ekseninde sınıflandırılmıştır. Bulgular, erken Cumhuriyet döneminde din dersi kitaplarının yalnızca dinî bilgi aktarmaktan öte, dönemin siyasal ve ideolojik yönelimlerini pedagojik bir dille öğrencilere aktarma aracı olarak kurgulandığını göstermektedir. Cumhuriyet rejiminin temel değerlerinin, İslami referanslarla harmanlanarak meşrulaştırıldığı ve öğrencilere modern bir yurttaşlık bilinci kazandırılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle cumhuriyet, halk egemenliği ve katılım gibi temaların Hz. Peygamber’in istişareye dayalı yönetim anlayışıyla ilişkilendirilmesi dikkat çekicidir. Bu yaklaşım, dinî örnekler üzerinden modern siyasal sistemin temellerinin desteklendiği bir aktarım modeline işaret etmektedir. Adalet ve eşitlik teması, bireyler arası ilişkilerde yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olarak sunulmuştur. Din kardeşliği ve ibadetlerde eşitlik gibi alt temalarla sosyal sınıflar arasındaki farkların görünmez kılınması amaçlanmış; camide herkesin boş bulduğu yere oturabilmesi ya da hacda aynı kıyafetin giyilmesi gibi örneklerle eşitlikçi değerler somutlaştırılmıştır. Dinî hiyerarşinin reddi, ruhban sınıfına karşı eşitlikçi bir anlayış benimsetilerek Cumhuriyet’in sınıfsız toplum idealiyle uyumlu bir söylem oluşturmuştur. Sosyal adalet, teâvün ilkesiyle açıklanmış; ekonomik eşitsizliklerin yardımlaşma ile dengeleneceği fikri öne çıkarılmıştır. Bu temalar bireylere sorumluluk bilinci kazandırırken, eşitlik ve adaletin vicdani ve ahlaki boyutlarını da vurgulamaktadır. Hoşgörü ve çoğulculuk temaları, hem bireyler arası ilişkilerdeki anlayış kültürünü hem de farklı kimliklerin meşruiyetini destekleyen ifadelerle yapılandırılmıştır. İnanç özgürlüğü ve insan onuruna saygı gibi alt temalar, bireyin dinî tercihinin yalnızca kendisini ilgilendirdiği, kimsenin inancına müdahale edemeyeceği söylemiyle desteklenmiştir. Türklerde hoşgörü teması ise, tarihsel bir övünç unsuru olarak sunularak ulusal kimliğin hoşgörülü ve ileri düzeyde olduğu vurgulanmıştır. Ancak bu kapsayıcı ve çoğulcu söylemler, dönemin dinî yaşantıyı sınırlandıran pratik politikalarıyla çelişmektedir. Din eğitiminin kaldırılması, ibadet alanlarının daraltılması ve bireysel tercihlere yönelik müdahaleler, kitaplarda idealize edilen değerlerle örtüşmeyen bir siyasal bağlam ortaya koymuştur. Laiklik teması, din ve dünya işlerinin ayrılması gerekliliği üzerinden işlenmiş; dinîn bireyin vicdanıyla sınırlı olduğu, kamu düzeninin ise akıl ve bilime dayalı olarak şekillendirilmesi gerektiği anlatılmıştır. Laiklik yalnızca anayasal bir ilke değil, toplumsal barış ve ilerlemenin temeli olarak sunulmuş; Hz. Muhammed’in örnekliğinde dinî meşruiyet kazandırılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde, bireyin “hür” olmasının ibadetlerin geçerlilik şartı olarak sunulmasıyla özgürlük hem bireysel hak hem de dinî sorumluluğun taşıyıcısı olarak tanımlanmıştır. Ancak dönemin uygulamaları bu özgürlükçü söylemle çelişmiş; din eğitimi ve ibadet özgürlüğüne yönelik kısıtlamalarla bu anlayış hayata geçirilememiştir. Sonuç olarak, erken Cumhuriyet dönemi din dersi kitapları, demokratik değerlerin aktarımında hem İslamî referanslara hem de Cumhuriyet ideolojisine dayalı hibrit bir yapı sunmuştur. Ancak bu aktarım her zaman dönemin siyasal pratiğiyle örtüşmemiş; idealize edilen değerler uygulamada sınırlı kalmıştır. Bu durum, erken Cumhuriyet döneminde din eğitiminin, demokratik değerleri sistemli biçimde aktaran fakat bu değerlerin kamusal alanda tam karşılık bulmadığı bir çelişki barındırdığını göstermektedir.Keywords : Din Eğitimi, Din Dersi, Ders Kitabı, Demokrasi, Demokratik Değerler
ORIGINAL ARTICLE URL
