YAPAY ZEKÂ KARŞISINDA HALK BİLİMİNİN İŞLEVİ VE ÖNEMİ
Authors : Ergin Altunsabak
Pages : 661-670
Doi:10.55666/folklor.1731729
View : 142 | Download : 118
Publication Date : 2025-09-25
Article Type : Research Paper
Abstract :Sosyal bilimlerin yaklaşık 20. yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başlarında konuları arasında en çok yer alan kavramlardan olan sanayileşme, küreselleşme ve dijitalleşme; günümüz itibarıyla yerlerini bu üç kavramın üçünü de etkin bir şekilde ilgilendiren yapay zekâ kavramına bırakmaktadır. İlk olarak bilişim ve endüstri alanında etkisi hızla görülen yapay zekânın zamanla sağlık, tarım, psikoloji ve ekonomi gibi alanlarda da öngörülenden daha hızlı bir şekilde kullanımı meydana gelmiştir. Elbette her teknolojik atılım özellikle bilişim ve endüstri alanlarında meydana gelen değişimle birlikte sosyal ve kültürel dönüşümlere de kapı aralamıştır. Ancak yapay zekâ alanındaki gelişmelerle bahsedilen değişim ve dönüşümün sosyal ve kültürel etkisinin insanlık tarihinin diğer atılımlarına kıyasla daha tesirli olması, yapay zekânın bugün geldiği noktadan hareketle öngörülmektedir. Özellikle genel yapay zekâya ulaşılmasıyla birlikte artık bireyin birçok alandaki etkisinin azalacağı ve bunun birey, toplum, medeniyet olgularına tesirinin endüstrileşmeden daha farklı olacağı beklenmektedir. Sanayileşmenin ötesinde Endüstri 4.0’ı deneyimleyen ve artık yapay zekâ unsurlarıyla tanışan insanlığın bu tarihî serüveninde maddi kazanımlarının yanı sıra gayri maddi çıktılarını da hesaba katmak, diğer sosyal bilimciler gibi halk bilimcilerin de görevidir. Nitekim her köklü değişim ve dönüşüme özellikle sosyal bilim alanlarından edebiyat disiplini, mahsulleriyle bir reaksiyon göstermiş ve bu mahsuller maddi ürün veya getiri ile kültür arasındaki uyuşmazlık veya uzlaşmayı çözümlemiştir. Ayrıca bu disiplin, değişim sürecindeki kaosu tertipleme ve anlamlandırma misyonunu da yüklenmiştir. Halk biliminin içine aldığı halk edebiyatı okumalarından; insanlığın tarihi akışında teknik getirilerle birlikte iletişim mekanizmalarının ve yollarının değiştiği ancak tabiat-medeniyet, birey-toplum arasındaki çatışmasının ve arayışının hiç değişmediği anlaşılmaktadır. Bu noktada toplumsal çatışmayı dinleyen, anlatan, anlamaya çalışan, aktaran, aktardıkça çeşitlendiren alanlardan birisi olan ve sanayileşme öncesi ve sonrasında kendine yer bulan halk biliminin yapay zekâ çağında da kendisine ne şekilde yer bulacağını ve halk bilimciliğin bu süreçteki fonksiyonunu sorgulamak gerekmektedir. Dolayısıyla yapay zekânın halk bilimi ürünlerini üretmesine yönelik çalışmalardan farklı olarak bu çalışma, halk biliminin yapay zekâ dünyasında ne yapacağı üzerine bir sorgulama yürütmektedir. Bu makalede bir yapay zekâ platformu olan ChatGPT’ye de bu bağlamda sorulan sorulardan ve ilgili çalışmalardan hareketle halk biliminin ve halk bilimcinin yapay zekâ çağındaki yeri, misyonu ve önemi tartışılmaktadır.Keywords : Yeni Dünya, Kültür, Yapay Zekâ, Halk Bilimi, Halk Bilimci
ORIGINAL ARTICLE URL
