- Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi
- Cilt: 10 Sayı: Özel Sayı
- AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ (FMF) YÖNETİMİNDE BESLENMENİN ROLÜ: GÜNCEL BULGULAR VE DİYET YAKLAŞIMLARI...
AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ (FMF) YÖNETİMİNDE BESLENMENİN ROLÜ: GÜNCEL BULGULAR VE DİYET YAKLAŞIMLARI
Authors : İrem Meral, Gülşah Kaner Tohtak
Pages : 7-8
View : 132 | Download : 109
Publication Date : 2025-08-31
Article Type : Conference Paper
Abstract :Giriş: Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF), özellikle Doğu Akdeniz kökenli bireylerde görülen, otozomal resesif geçişli otoinflamatuvar bir hastalıktır. FMF ataklarının bazı çevresel faktörler (stres, travma, aşırı fiziksel aktivite vb.) ve beslenmeyle ilişkili etkenler tarafından tetiklenebileceği bildirilmektedir. Amaç: Bu bildiride, FMF’de beslenme ile hastalık seyri arasındaki olası ilişkileri inceleyen güncel literatürün özetlenmesi amaçlanmıştır. Metod: PubMed ve ScienceDirect veri tabanlarında, 2020-2024 yılları arasındaki “Ailevi Akdeniz ateşi ve beslenme” ile ilgili güncel literatür taranarak derlenmiştir. Bulgular: FMF ataklarının tetiklenmesinde, özellikle doymuş yağ oranı yüksek, tuzlu besinler, inek sütüve buğday gibi bazı besinlerin etkili olabileceği öne sürülmüştür. Aynı zamanda yüksek enerjili, basit şeker ve doymuş yağ açısından zengin diyetlerin proinflamatuvar sitokin düzeylerini artırarak inflamasyonu şiddetlendirebileceği belirtilmektedir. Kolşisin tedavisine yanıt vermeyen bazı hastalarda ise, ince bağırsakta aşırı bakteriyel çoğalma (SIBO), bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve belirli besinlerin (özellikle buğday ve süt ürünlerinin) tetikleyici rolü vurgulanmaktadır. Bu nedenle, antioksidan ve probiyotik açısından zengin diyetlerin anti-inflamatuvar etkiler göstererek C-reaktif protein (CRP) düzeylerini düşürdüğü ve FMF semptomlarını hafifletebileceği bildirilmiştir. FMF hastaları arasında tamamlayıcı besin desteklerinin ve alternatif tıp uygulamalarının yaygın olarak kullanıldığı belirlenmiş; bu kapsamda en sık kullanılan takviyeler arasında vitaminler, mineraller, omega-3 yağ asitleri ile zencefil ve zerdeçal gibi fonksiyonel gıdalar yer almıştır. Sonuç: FMF’de beslenmenin rolü henüz tam olarak netleştirilememiştir. Ancak özellikle antioksidan açısından zengin ve aşırı kısıtlama içermeyen anti-inflamatuvar diyet yaklaşımlarının, semptom yönetiminde destekleyici olabileceği ve hastaların yaşam kalitesini artırabileceği düşünülmektedir. Kolşisine dirençli olgularda diyet müdahaleleri, potansiyel bir tamamlayıcı tedavi seçeneği sunabilir. Bununla birlikte, bu yaklaşımların etkinliğini değerlendirebilmek için daha kapsamlı ve kontrollü prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.Keywords : Ailevi akdeniz ateşi, Anti-inflamatuvar diyet, Mikrobiyota
ORIGINAL ARTICLE URL
