- Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Volume:6 Issue:11
- YUSUF AKÇURA VE TARİHÇİLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
YUSUF AKÇURA VE TARİHÇİLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Authors : Yaşar Baytal
Pages : 207-220
Doi:10.53718/gttad.1383475
View : 119 | Download : 70
Publication Date : 2024-01-20
Article Type : Research Paper
Abstract :Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecinde aydın ve entelektüeller arasında var olan statükoyu korumak ve dağılmayı önlemeye yönelik olarak bir takım akımlar, ortaya çıkmıştır. Bu akımlardan biri olan Türkçülük, Anadolu’nun homojen nüfus yapısına kavuşmasıyla birlikte giderek güçlenmiş ve daha sonra entelektüel ve siyasi bir kimlik kazanmaya başlamıştır. Turancılık ise, Türkçülük düşünce ile birlikte yoğrularak Türk topluluklarının birliğini savunan ideolojik ve siyasi bir terim olarak yerini almıştır. II. Meşrutiyet’ten itibaren Türkçülük düşüncesinin diğer akımlara göre giderek güçlenmesinde ve kendisine siyasi bir yer edinmesinde dil ve tarih çalışmalarını önemli bir payı olduğu yadsınamaz. Bunun yanı sıra Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşlarında aldığı yenilgi ve Türkistan coğrafyasında yaşanan trajik durum, Türkçü tezlerin giderek güçlenmesine neden olmuştur. Daha önceleri Avrupa’da başlamış olan Türk dili ve tarihi üzerine yapılan çalışmalar, Türkçü düşünceye entelektüel bir zemin oluşturmuştur. Böylece Osmanlının resmi ideolojisinden bağımsız olarak gelişen Türkçülük düşüncesi, yayın faaliyetleriyle birlikte kültürel zeminde ele alınmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Türkçülük fikrinin gelişmesinde ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ideolojisi haline gelmesinde ilk akla gelen isim hiç kuşkusuz Yusuf Akçura’dır. Çok yönlü aydın olan Akçura, bilhassa Üç Tarzı-ı Siyaset adlı makalesinde ileri sürdüğü fikirlerden dolayı Pantürkizm’in babası olarak nitelendirilmiştir. Milliyetçiliği ilmi usulle ele alan ve inceleyen Akçura, fikirlerini daha çok Türk tarihine dayandırmış; Orta Asya Türk tarihiyle yakından ilgilenmiştir. Orta Asya Türk tarihinin önemi ve Türk milliyetçiliğinin esasları üzerine yaptığı çalışmaları, Atatürk’ü hayli etkilemiştir. Nitekim tarih bilgisiyle Atatürk’ün takdirini kazanan Akçura, 1931’de Türk Tarih Kurumu başkanlığına getirilmiştir. Akçura’nın tarihçiliğine gelince; O, daha çok tarih tarih içindir görüşüne karşı durarak tarihten ders alınması gerektiğini savunmuştur. Tarihi, beşeri bilimlerin kaynağı olarak gören Akçura, çalışmalarında tarih ile sosyolojiyi birlikte kullanmıştır. Akçura, Tarih ilminin hayatta kendisinden istifade edilemeyen soyut gerçekleri öğrenmek için değil, toplumun menfaatini temin edecek bilgi, fikir ve hislerin ortaya çıkarılması için önemli olduğunu savunmuştur. Bu bağlamda milliyetçiliği tarihten öğrenen ve tarihle yapılmasından yana olduğunu beyan eden Akçura, bu düşüncesini eserlerine de yansıtmıştır. Bu çalışmada, Yusuf Akçura ve tarihçiliği üzerinde durulmuştur. Akçura’nın kısa yaşam öyküsü bu çalışmada ele alınarak düşüncelerinin hangi tesirle gelişip olgunlaştığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Türkçü düşünceye sahip olmasında zamanın koşulları ve yaşamı birlikte ele alınmış, düşüncelerine tesir eden yönler araştırılmıştır. Çok uluslu imparatorluktan tek uluslu devlete geçişte Akçura’nın fikirleri ve olayları ele alış biçimi, bu çalışmada tahlil edilmiştir. Yine bu çalışmada, Akçura’nın tarihi olayları izah ederken kullandığı usul ve metot üzerinde durularak tarih ilmine ve Türk tarihçiliğine getirdiği yenilikler, açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak Akçura ve fikirlerinin Cumhuriyet ideolojisi ve tarihçiliğine etkisi ve Türk Tarih Tezinin oluşmasına katkısı sorgulanmıştır.Keywords : Atatürk, Yusuf Akçura, Meşrutiyet, Cumhuriyet, Milliyetçilik, Türkçü Düşünce, Türk Tarihçiliği
ORIGINAL ARTICLE URL
