- Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Volume:6 Issue:12
- MÜTAREKE DÖNEMİNDE MALTA’YA SÜRGÜN EDİLEN TÜRKLERE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
MÜTAREKE DÖNEMİNDE MALTA’YA SÜRGÜN EDİLEN TÜRKLERE YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Authors : Rıza Özbölük, Şerife Cengiz
Pages : 671-680
Doi:10.53718/gttad.1487231
View : 94 | Download : 63
Publication Date : 2024-07-20
Article Type : Research Paper
Abstract :Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra, Kasım 1918’de, İstanbul işgal edilmiştir. Fiilen İngilizlerin kontrolüne geçen İstanbul artık İttihatçılar, Kuvayı Milliye taraftarları ve vatanseverler için riskli bir şehir haline gelmiştir. İngilizler, bilhassa Damat Ferit hükümetleriyle iş birliği yaparak birçok İttihatçı, Kuva-yı Milliye mensubu ve vatanseveri tutuklayıp Malta’ya sürgün göndermiştir. Osmanlı vatandaşlarının İngilizler tarafından yargılanmak üzere Malta’ya gönderilmeleri aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarına da ağır bir saldırı idi. Padişah ve İstanbul hükümetlerinin sessiz kaldığı bu durum Anadolu milli hareketinin temsilcileri tarafından şiddetle kınandı. Bilhassa Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal Paşa tarafından Türklere yapılanlar ve idarecilerin sessizliği şiddetli bir şekilde eleştirilmiş, Malta’ya gönderilen eşhasın kötü muameleye ve işkenceye maruz kaldığı ifade edilmiştir. İstanbul’un işgal altında oluşu ve önemli simaların tutuklanarak Malta’ya gönderilmeleri sebebiyle, 1918 yılı sonunda feshedilen Osmanlı Mebusan Meclisi’nin yeniden nerede açılacağı konusu önemli bir tartışma meselesi olarak ortaya çıkmıştı. Özellikle Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un tehlikeli atmosferinden korunmak için meclisin İstanbul haricinde bir yerde açılmasının daha mantıklı olacağını savunmuştur. Ancak İstanbul hükümetinin kabul etmemesi sebebiyle meclis İstanbul’da açılmış kısa süre sonra beklenen son gerçekleşmiş ve İstanbul’un İngilizler tarafından resmen işgali sonrasında meclis feshedilmiş, birçok mebus tevkif edilerek Malta’ya gönderilmiştir. Bu gelişmeden kısa süre sonra meclis Ankara’da açılmıştır. Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Malta’ya sürgün edilenlere büyük ilgi göstermiştir. Gerek sürgünlerin ailelerine maaş bağlanması gerek ülkeye dönüşlerinin sağlanması için büyük çabalar harcanmıştır. Ancak Malta sürgünlerine yönelik yaklaşım her zaman müspet değildi. Aslında sürecin en başından itibaren Malta’ya sürgün edilenlere ciddi eleştiriler yöneltilmişti. Özellikle savaşın sorumluluğu meselesi etrafında İttihatçılara yönelik eleştiriler dikkat çekmektedir. İtilafçı basının çok sert eleştirilerine maruz kalan ittihatçılar ve zaman zaman milliyetçi basın tarafından da eleştirilmişlerdir. Malta’ya gönderilen İttihatçılara yönelik yaklaşım savaşın sorumluluğunun bedelini ödemek yerine Malta’ya gönderilerek rahat bir yaşam sürdükleri yönündeydi. Benzer eleştiriler son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne üye olan ve İngilizler tarafından Malta’ya gönderilen Kuva-yı Milliye mensupları için de yapılmıştır. Millî Mücadelenin zahmetine katlanmak yerine Malta’ya gönderilerek rahat bir yaşam sürdükleri üstü kapalı bir şekilde dile getirilmiştir. Bu durumun en önemli göstergesi kendilerine yönelik olarak kullanılan yâran ifadesidir. Malta’ya sürgün edilen Türkler kendilerine Malta yâranı denilmesinden ciddi anlamda rahatsız olmuşlardır. Zira bu ifade Malta’da rahat bir hayat geçirdiklerine yönelik bir imadır. Malta’ya gönderilenlerin bu yaklaşıma vermiş oldukları reaksiyon ise hayli ilginçtir. Ülkeye döndükten sonra çok zor bir sürgün hayatı geçirdiklerini, aslında Malta’ya gönderilmenin bir şeref ve cesaret göstergesi olduğunu ve Millî Mücadele sürecine ivme kazandıran bir eylem olması bakımından faydalı bir iş yaptıklarını ifade etmişler fakat bu yaklaşım da ciddi şekilde eleştirilmiştir.Keywords : Sürgün, Malta Yâranı, İttihatçılar, TBMM
ORIGINAL ARTICLE URL
