- Hitit İlahiyat Dergisi
- Cilt: 24 Sayı: 1
- Kur’ân Lehçe Yoğunluğu Haritalandırılması: Mesâil-i Nâfi’ b. Ezrak Bağlamında Standart Dilin Kaynakl...
Kur’ân Lehçe Yoğunluğu Haritalandırılması: Mesâil-i Nâfi’ b. Ezrak Bağlamında Standart Dilin Kaynakları
Authors : Sümeyye Revşen Okumuş, Fatma Yalnız
Pages : 456-481
Doi:10.14395/hid.1617642
View : 244 | Download : 115
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Arap dilinde standart dil erken dönemde varlığını göstermiştir. Ancak görüşler ele alındığında standart dilin kaynakları hakkında müşterek bir kanıya varılamamaktadır. Nitekim kimi alimler standart dilin kaynağının; Câhiliye dönemi ortak edebi dil olduğunu ifade etmişlerdir. Kimileri Kureyş lehçesinin standart dil olduğunu, kimileri ise Kureyşin de atası olan Mudar lehçesinin, ortak Arap dilinin oluşumunda temel etken olduğunu savunmuştur. Sonraki dönemde Câhiliye şiirinde ve Kur’ân’da Kureyş ve Mudar lehçesi dışında lehçelerin varlığı da kabul edilmiştir. Öte yandan standart dilin oluşmasında Kur’ân’ın konumu da belirlenmemiştir. Bu makalede sözü geçen kaynakların her birinin standart dilin oluşmasında etkili olabileceği kabul edilmiştir. Bu saikten hareketle Arap dilinin standartlaşması serencamında bu kaynakların her birinin ve Kur’ân’ın konumunu belirlemek için uygun ve kadim veri kaynağının Nâfi’ b. Ezrak’ın (ö. 65/685) Mesâil’i olduğu görülmüştür. Bu bağlamda makalenin amacı, Nâfi’ b. Ezrak’ın Mesâil’inde yer alan farklı lehçeleri belirleyip haritalandırarak Arap dilinin standartlaşma serencamındaki temel unsurların (Câhiliye şairlerinin oluşturduğu şiir dili, Mudar lehçesi, Kureyş lehçesi, Kur’ân ve diğer Arap lehçeleri) değerini göstermektir. Buradan hareketle makalenin varsayımı, standart Arap dilinin oluşmasında diğer kaynaklarla birlikte Kur’ân’ın etkin olarak rol aldığı ve farklı lehçeleri de bilinçli bir şekilde kullanarak bir dil inşa ettiğidir. Bu çalışmanın konusu ve amacına uygun olarak, nitel araştırma yönteminin fenomenoloji ve gömülü kuram desenlerine dayalı bir literatür taraması ve içerik analizi tekniği kullanılarak veriler işlenip sunulmuştur. Bu alandaki literatür incelendiğinde, verilerin makalenin ele aldığı problemi merkeze almadığı ve makalenin kaynağı olan Mesâil’den elde edilen verilerin bu amaçla işlenmediği görülmüştür. Bu sebeple çalışmanın literatürdeki boşluğu dolduracağı öngörülmektedir. Bu çalışma, İbn Abbas’a dayandırılan garibu’l-Kur’ân alanında en eski kaynaklardan biri olarak kabul edilen Nâfi’ b. Ezrak’ın Mesâil’inin de lehçelerle ilgili olduğu iddiasını dile getirmektedir. Söz konusu iddianın öncelikle imkânı değerlendirilmiş, bu doğrultuda işlenmiş verilerle makalenin problemi ele alınmıştır. İlk olarak Mesâil; Müberred’in (ö. 286/900) el-Kâmil, İbnü’l-Enbârî’nin (ö. 328/940) el-Vakf ve’l-ibtida, Taberânî’nin (ö. 360/971) Mu’cemü’l-kebîr ve Süyûtî’nin (ö. 911/1505) İtkân fî ulûmi’l-Kur’ân adlı eserleri esas alınarak incelenmiştir. Bu dört eser, Mesâil rivayetlerinin yer aldığı klasik dönem matbu eserlerdir. Söz konusu dört esere ilaveten Ayşe Abdurrahman’ın Mesâil’in Zahiriyye ve Dârü’l-Kütübi’l-Mısriyye’deki nüshalarının tahkikini yapıp el-İ’câzü’l-beyân fi’l-Kur’ân adıyla neşrettiği eseri de başvurulan temel kaynaklar arasındadır. Ayrıca İstanbul Murad Molla Kütüphanesi ve Süleymaniye Kütüphanesi Bağdatlı Vehbi Efendi Bölümü’nde bulunan Mesâil yazmaları da incelemeye tabi tutulmuştur. İncelenen Mesâil kaynaklarının tariklerine bakıldığında İbn Abbas’tan rivayet edilen dört tabiinden dağılmış dokuz ayrı isnad tespit edilmiştir. Ardından, garib kelimelerin açıklandığı şiirlerde isimleri açıkça zikredilen şairler tasnif edilerek 21 kabile tespit edilmiş, bazı şiirlerin ve garib kelimelerin de içeriği analiz edilmiştir. Daha sonra tespit edilen kabilelerin, Kureyş’in de atası olan Mudar soyundan gelenler ve gelmeyenlere göre soy ağacı yapılmıştır. Akabinde, kabilelerin o dönemde Arap Yarımadası’ndaki coğrafi dağılımı belirlenerek harita oluşturulmuştur. Bu harita üzerinde kabilelere atfedilen kelime sayılarıyla birlikte lehçe yoğunluğu gösterilmiştir. Sonuç olarak Mesâil rivayetleri özelinde Kur’ân dilinin yaklaşık %10’unun Kureyş lehçesinde, yaklaşık yüzde %60’ının Kureyş lehçesini de kapsayan Mudar lehçesinde, kalan %40’ının ise diğer Arap kabilelerinin lehçelerinde olduğu tespit edilmiştir. Kur’ân’ın şairlerin oluşturduğu edebi dilden daha etkili ve kapsayıcı bir ortak dil oluşturduğu, birçok şairin kabilesinin lehçesini de kapsayarak kutsal söyleme dâhil ettiği gözlemlenmiştir. Kur’ân muhataplarına ait bir şey sunarak Arapların zihinlerine yaklaşmış, böylece hem ilk muhatapları olan Arapları etkileyip büyük bir coğrafyayı kuşatmıştır.Keywords : Arap Dili ve Belagatı, Tefsir, Garîbu’l-Kur’ân, Mesâil-i Nafi‘ b. Ezrak, Standart Dil, Lehçe, Şiir
ORIGINAL ARTICLE URL
