IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Hitit İlahiyat Dergisi
  • Cilt: 24 Sayı: 1
  • Osmanlı Ceza Hukukunda Ta‘zîr-i Şedîd Kavramı: Klasik İslâm Hukuku ve Osmanlı Fetva Mecmuaları Üzeri...

Osmanlı Ceza Hukukunda Ta‘zîr-i Şedîd Kavramı: Klasik İslâm Hukuku ve Osmanlı Fetva Mecmuaları Üzerinden Bir İnceleme

Authors : Ebru Barış
Pages : 105-130
Doi:10.14395/hid.1626638
View : 221 | Download : 126
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Klasik fıkıh kaynaklarında ta‘zîr cezalarının öğüt verme, kınama, sopa, hapis, sürgün, teşhir ve ölüm gibi çeşitli şekillerde uygulanabileceği zikredilmiştir. Hukuk sisteminde İslâm hukukunu esas alan Osmanlı İmparatorluğu da ta‘zîr cezalarını yaygın bir şekilde uygulamış, bu cezalar kanunnâmeler, fetva mecmuaları ve şer‘iyye sicilleri gibi kaynaklarda kayıt altına alınmıştır. Çalışmamız Osmanlı dönemi fetva mecmualarında zikredilen ta‘zîr-i şedîd cezalarına odaklanmış ve bu kaynaklarda nasihat etme, teşhir, görevden azletme, sürgün, hapis gibi ta‘zîr cezalarının açık bir şekilde zikredildiği örneklerin yanında “ta‘zîr” ve özellikle “ta‘zîr-i şedîd” kavramlarının kullanıldığı suçları incelemiştir. Zira ta‘zîr cezasının açık bir şekilde belirtildiği fetvalarda cezanın mahiyetine yönelik herhangi bir belirsizlik bulunmazken cezadan yalnızca ta‘zîr veya ta‘zîr-i şedîd şeklinde bahsedilmesi durumunda cezanın mahiyeti hakkında çeşitli yorumlar ortaya çıkmıştır. Bu terimler, Osmanlı fetva mecmualarına klasik fıkıh kaynaklarından aktarıldığı için çalışmada öncelikle ta‘zîr ve ta‘zîr-i şedîd kavramlarının İslâmî literatürdeki kullanımları incelenmiş ve bu kavramların teorik arka planı ortaya konmuştur. Kavramların klasik fıkıh kaynaklarındaki kullanımları incelendikten sonra Osmanlı dönemi fetva mecmuaları ele alınmış ve ta‘zîr-i şedîd cezasının verildiği suçlar analiz edilmiştir. Bu bağlamda çalışmamız Osmanlı dönemi fetva mecmualarında kullanılan ta‘zîr-i şedîd kavramını, klasik İslâm hukuku literatürü ve fetva mecmuaları üzerinden ele almaktadır. Literatürde bu kavramların hâkimin uygun gördüğü herhangi bir cezayı uygulaması şeklinde yorumlandığı görülse de Osmanlı hukuk sisteminde herhangi bir açıklama yapılmadan mutlak olarak kullanılan ta‘zîr kavramının genellikle sopa cezasını, ta‘zîr-i şedîd kavramının ise daima sopa cezasını ve çoğunlukla da ta‘zîr olarak uygulanabilen âzami miktar sopa cezasını ifade ettiği ve bu kullanımın klasik fıkıh kaynaklarına dayandığı tespit edilmiştir. Çalışmamızda Osmanlı dönemi fetva mecmualarında, ta‘zîr-i şedîd kavramının sopa cezasını ifade etmek için kullanıldığına dair birçok fetva örneği zikredilmiş, ardından klasik fıkıh kaynaklarındaki örneklerle karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla livâta, hulle yapılmadan evlenme, şartları eksik kalan zina, iftira ve öldürme gibi suçlar için ta‘zîr-i şedîd cezasına karar verilen örneklere yer verilmiştir. Bu bağlamda yukarıdaki örneklerde olduğu gibi had cezasını gerektiren ancak şartlarındaki eksikliklerden dolayı had uygulanamayan suçlarda ta‘zîr-i şedîd cezasının önemli bir yer tuttuğu ve Osmanlı fetvalarında bu tür suçlara öngörülen cezaların ta‘zîr-i şedîd kavramıyla ifade edildiği tespit edilmiştir. Klasik fıkıh eserlerinde aktarıldığı üzere bu tür suçlarda fâile âzami miktarda sopa cezası vacip görülmüş ve kâdîye başka bir ceza belirleme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan Osmanlı fetva mecmularının bir kısmında doğrudan ta‘zîr-i şedîd cezasına ilişkin soruların yer aldığı görülmüştür. Dolayısıyla çeşitli suçlar için uygulanan ta‘zîr-i şedîd cezası Osmanlı döneminde de merak konusu olmuş ve bu durum fetva sorularına yansımıştır. Ancak sorularda dikkat çeken husus, sorunun cezanın mahiyetinden ziyade miktarına yönelik olmasıdır. Nitekim sorular doğrudan sopa cezasıyla ilişkilendirilmiş ve ta‘zîr-i şedîd cezasının kaç celde olduğuna dair yanıtlar talep edilmiştir. Fetva sorularından taz‘îr-i şedîd ile sopa cezasının kastedildiğinin bilinen bir şey olduğu ancak mezhepte ta‘zîr olarak uygulanan sopa cezasının âzami miktarı konusunda ihtilaf bulunması sebebiyle fetvaya esas olan görüşün merak edildiği anlaşılmaktadır. Fetvalarda Hanefî mezhebine göre ta‘zîr kapsamında uygulanan sopa cezasının âzami miktarı belirtilmiş ve Hanefî mezhebinin bu konudaki farklı görüşlerine yer verilmiştir. Ebû Hanîfe (ö. 150/767) ve İmam Muhammed (ö. 189/805) bu miktarı 39 celde olarak belirlerken Ebû Yûsuf (ö. 182/798) 75 celde olarak belirlemiştir. Osmanlı fetvalarına bu farklı görüşlerin yansıtıldığı, çoğunlukla da Ebû Yûsuf’un görüşünün tercih edildiği görülmektedir. Ayrıca bazı şeyhülislâmlar Hanefî ta‘zîr anlayışıyla uyumlu bir şekilde, celde cezasının miktarının yanı sıra dayağın şiddetini de ta‘zîr-i şedîd kapsamında değerlendirmiştir. Sonuç olarak ta‘zîr-i şedîd kavramı, klasik İslâm hukuku ve Osmanlı hukukunda suçun ciddiyetine uygun olarak sopa cezasının uygulandığı bir ceza türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Cezaya ilişkin şedîd nitelemesi ise ağır bir ta‘zîr cezası uygulanması anlamında değil klasik fıkıh kaynaklarında belirtildiği üzere ta‘zîr kapsamında verilen sopa cezasının had cezalarındaki sopaya kıyasla daha şiddetli vurulması gerektiği yönündeki kabulden kaynaklanmaktadır.
Keywords : Fıkıh, Osmanlı Ceza Hukuku, Fetva Mecmuaları, Ta‘zîr, Şedîd

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026