- AKADEMİAR Akademik İslam Araştırmaları Dergisi
- Sayı: 19
- Benliğin Katmanlarında Yolculuk: Nefs-i Emmâre ile Güdüsel Merkezin Karşılaştırılması
Benliğin Katmanlarında Yolculuk: Nefs-i Emmâre ile Güdüsel Merkezin Karşılaştırılması
Authors : Sevim Yılmaz
Pages : 35-68
Doi:10.46231/sufiyye.1780441
View : 58 | Download : 68
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, İslâm tasavvufundaki nefs-i emmâre ile G. I. Gurdjieff’in Dördüncü Yol öğretisindeki güdüsel merkez kavramlarını karşılaştırmalı bir okuma çerçevesinde incelemektedir. Öncelikle iki geleneğin insanın ilkel ve otomatik eğilimlerini kavramsallaştırma biçimleri ele alınmakta; ardından bu eğilimlerle baş etme yolları ve dönüşümün nihai yönü bakımından ayrışmaları tartışılmaktadır. Tasavvuf geleneğinde nefs-i emmâre, ahlâkî sorumluluk yüklenen ve arındırılması gereken bir mertebe olarak tanımlanır. Bu mertebenin aşılması, riyazet, zikir, murâkabe ve mürşid rehberliği gibi yöntemlerle mümkün görülür. Dördüncü Yol anlayışında ise güdüsel merkez, bedensel ve otomatik işlevlerin nötr odağıdır. Burada amaç, merkezin bastırılması değil; öz-gözlem ve “kendini hatırlama” pratikleriyle doğru konumuna yerleştirilmesidir. Bu yönüyle iki yaklaşım, yüzeyde ortak bir “otomatiklikten uyanış” temasını paylaşsa da dil, maksat ve nihai hedef bakımından ayrışır. Dördüncü Yol, sahte benliklerin pasifize edilmesi yoluyla kişiliğin mekanikliğinin kırılması ile bireyin \\\"gerçek benliğini\\\" veya \\\"özünü\\\" keşfetmesi ve geliştirmesine yönelirken tasavvuf, fenâ-bekâ çizgisinde benliğin ilâhî hakikatte fânî oluşunu esas alır. Bu çalışmada, metin-merkezli ve karşılaştırmalı-kavramsal bir çözümleme yoluyla erken ve klasik dönem sûfî kaynakları, Dördüncü Yol literatürünün temel metinleriyle birlikte ele alınmaktadır. Bulgular, her iki yaklaşımın otomatiklik, dürtüsellik ve bilinç dağınıklığını başlangıç sorunu olarak teşhis ettiğini; dönüşüm araçlarının farklı teorik dayanaklara yaslandığını ve nihai hedeflerin Dördüncü Yol’da ‘gerçek benliğin olgunlaşması’, tasavvufta ise ‘benlikten geçiş (fenâ/bekâ)’ olarak ayrıştığını ortaya koymaktadır. Son kısımda her yol kendi bağlamında ele alınır; tasavvufun ahlâk ve tezkiyeyi önceleyen terbiyesi, Dördüncü Yol’un öz-gözlem ve “kendini hatırlama” çalışmalarıyla yan yana getirilir. Bu yaklaşım, ruhsal olgunlaşmaya dair ortak ve ayrışan yönleri görünür kılar; bugünün arayışları için dengeli bir bakış sunar.Keywords : Tasavvuf, Nefs-i Emmâre, Güdüsel Merkez, Dördüncü Yol, Kendini Hatırlama, Ruhsal Tekâmül
ORIGINAL ARTICLE URL
