- İlahiyat Tetkikleri Dergisi
- Sayı: 63
- Kādî Abdülcebbâr Örneğinde Mahalsiz Hâdis İrâde Teorisinin Savunusu
Kādî Abdülcebbâr Örneğinde Mahalsiz Hâdis İrâde Teorisinin Savunusu
Authors : Mehmet Aktaş
Pages : 124-139
Doi:10.29288/ilted.1540196
View : 194 | Download : 102
Publication Date : 2025-04-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, Behşemîlerin Tanrı’nın irâde sıfatına dair geliştirdikleri “mahalsiz hâdis irâde” teorisini ele almaktadır. Teoriye göre, Tanrı’nın irâde sıfatı gerçek anlamda vardır, ancak onun herhangi bir taşı yıcısı bulunmamaktadır. Teorinin iki ana unsuru, irâdenin mahalsiz ve hâdis oluşudur. Bu özellikler, fizikî ve teolojik sorunlara yol açtığı için hem mezhep içinde hem de mezhep dışında çeşitli eleştiri lere maruz kalmıştır. Behşemîler, bu eleştiriler doğrultusunda araz anlayışını revize etmiş ve teoriye iç tutarlılığı bulunan cevaplar geliştirmişlerdir. Çalışmada Behşemîlerin önemli temsilcilerinden biri olan Kādî Abdülcebbâr üzerinden eleştirilere verilen cevapların sunusu amaçlanmıştır. Bu doğrultuda makale, Kādî Abdülcebbâr’ı merkeze alarak ilâhî irâdenin mahalsiz ve hâdis olma özellikleri üzerinden ortaya çıkmış eleştirileri ve bu eleştirilere verilen cevapları kapsamaktadır. Behşemîleri bu teorinin savunusuna yönelten temel etken, mezhebin tevhîd ve adalet ilkeleridir. Tevhîd ilkesi gereğince, Tan rı’nın zâtı tarafından taşınan kadîm sıfatın varlığı kabul edilemez. Bu, Tanrı’nın zâtıyla beraber başka kadîm varlıkların kabulüne yol açar. Dolayısıyla, ilâhî irâdeler manevî sıfat kategorisinde yer alamaz. Adalet ilkesi gereğince irâde (mürîd olma), Tanrı’nın özünden kaynaklanan zâtî sıfatlardan sayılamaz. Bunun zâtî bir sıfat kabul edilmesi, Tanrı’nın iyinin yanında kötüyü de irâde etmesi sonucunu doğurur. Tanrı’nın irâdî olarak sadece iyiye yönelim gösterdiğini temellendirmek için bu sıfat hâdis varlıklar kategorisine yerleştirilmiştir. Ancak irâdeye atfedilen bu özellikler, mezhep içinden ve dışından eleş tirilmiştir. Eleştiriler arasında, sonradan ortaya çıkan irâdenin Tanrı’nın durumunda değişikliğe yol açması ve mahalsiz oluşun kelâm atomculuğu teorisini zayıflatması yer alır. Sonuç olarak, ilâhî irâde lerin hâdis olup araz kategorisinde yer aldığı, aritmetik olarak çoklu yapıda ve matematiksel sınırlılığa sahip olduğu, duyusal olmadıkları için fizikî olmadıkları gibi yapısal özellikler taşıdığı tespit edilmiştir.Keywords : Kelâm, Mu‘tezile, Behşemîyye, Zât, Sıfat, İlâhî İrâde, Mahalsiz, Hâdis
ORIGINAL ARTICLE URL
