- İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Cilt: 16 Sayı: 2
- YAPAY ZEKÂ ÖZELİNDE YAPAY DURUMDAN HUKUKÎ DURUMA GEÇİŞ MÜMKÜN MÜ?
YAPAY ZEKÂ ÖZELİNDE YAPAY DURUMDAN HUKUKÎ DURUMA GEÇİŞ MÜMKÜN MÜ?
Authors : Özlem Söğütlü Erişgin
Pages : 421-435
Doi:10.21492/inuhfd.1666397
View : 135 | Download : 175
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Yapay zekâ sistemlerinin özellikle de özerk robotların -hareket etme yeteneği nedeniyle zarar verme potansiyelini donanımında bulundurduğu için- sadece eşya oldukları görüşü, onların basit birer alet veya araç olmadıkları, aksine öğrenme, değerlendirme, akıl yürütme, tahmin etme, sonuç çıkarma, karar verme gibi insana ait bazı bilişsel özelliklere sahip oldukları yönünden eleştirilmektedir. Bu eleştirilerden hareketle de onlara kişilik tanınması gerektiği görüşü yüksek sesle dillendirilmektedir. Farklı kapsamdaki kişilik modellemesinden hareket eden görüşlerden hiçbiri henüz bir yasal düzenlemeye konu olmamıştır. Bunlar arasında en fazla taraftar toplayanları ise “elektronik kişi” ve “tüzel kişi” görüşüdür. Yapay zekâya elektronik kişilik tanınmasının ontolojik bir soruna yol açmayacağı, gerçek kişi insanla aynı hak ve yükümlülüklere sahip olmayacağı belirtilmektedir. Yapay zekâ, teknolojik yapısı gereği onu yaratan insanları taklit ederek gelişmektedir. İnsan nöronlarının çalışması taklit edilerek yaratılan ve derin öğrenme tekniğiyle otonom hale gelen yapay zekâ, açık olarak insandan hareket etmektedir. Fiziksel dünyada bir varlıklarının olmaları nedeniyle özellikle insansı robotların insana çok daha yakın olduğu bir gerçektir. Elektronik kişi ya da tüzel kişi diyerek ne kadar insandan uzaklaştırmaya çalışsak da örtülü olarak benzettiğimiz varlık insandır. Dolayısıyla yapay zekâya kişilik tanımaya çalışırken sadece insandan hareket edebiliriz. Çalışmanın amacı; doğa durumundaki insanın hukukî duruma geçişini sağlayan ahlâkî ilkelerin yapay zekâya uyarlanıp uyarlanamayacağını ve yapay zekânın toplumsallaştırılmasının olanaklı olup olmadığını tartışmaktır. Doğa durumundan hukukî duruma geçişi sağlayan ahlakî ilkeler; “ahde vefa (pacta sunt servanda)”, “kimseye zarar verme (neminem laedere)”, “kuvvet kullanarak kendi varlığını koruma (vim vi repellere licet)” ve “eşitliktir (aequabilitas)”. Bu ilkeler gerçekleşmeden hukukî bir düzen tasavvur edilemez. Tarihsel süreçte hukukî kişilik kazanılması, sosyal yükümlülük ve görevlerin üstlenilmesiyle de mümkün olmuştur. Hukukun toplumsal yaşamı düzenleme işlevini hatırlayacak olursak, kişilik tanınan varlığın topluma ait olması, toplumsal bir bağının olması, toplumsal yaşamda bir yerinin olması ve sosyal olarak kontrol edilebilir olması gerekir.Keywords : Elektronik Kişi, Tüzel Kişi, Yapay Zekâ, Doğa Durumundan Hukukî Duruma Geçiş, Sosyal Gerçeklik
ORIGINAL ARTICLE URL
