- İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi (İNİF E-Dergi)
- Cilt: 10 Sayı: 2
- ESTETİK BİR DENEYİM OLARAK RENK: KURU OTLAR ÜSTÜNE FİLMİNDE RENK KULLANIMI VE STİMMUNG ÜRETİMİ HAKKI...
ESTETİK BİR DENEYİM OLARAK RENK: KURU OTLAR ÜSTÜNE FİLMİNDE RENK KULLANIMI VE STİMMUNG ÜRETİMİ HAKKINDA FENOMENOLOJİK BİR İNCELEME
Authors : Selcuk Ulutas
Pages : 1033-1058
Doi:10.47107/inifedergi.1736624
View : 80 | Download : 156
Publication Date : 2025-12-12
Article Type : Research Paper
Abstract :Öz Geleneksel estetik kuramları ile çağdaş fenomenolojik yaklaşımların kesişiminde oluşan güncel sinema literatürü, renk kullanımını filme eklenmiş dekoratif bir unsurdan ziyade izleyiciyi ortak bir ruh hâline yönlendiren başat araç olarak tanımlamaktadır. Bu bakış, sanatsal deneyimi yalnızca görsel algıya indirgememekte ve izleme eylemini bedenin tamamını içine alan, duygulanımsal yoğunluk yaratan bütüncül bir karşılaşma olarak yorumlamaktadır. Rengin ışık, ses, kadraj ve ritimle birleştiği sinematografik tasarım, seyirciyi öyküye dışarıdan bakan bir göz olmaktan çıkararak filmi duyusal ve varoluşsal düzeyde “yaşanan” bir ortam hâline getirir. Klasik estetik metinler sanat yapıtının duyulara doğrudan seslenen bütünsel niteliğini vurgularken, çağdaş film araştırmaları bu yaklaşımı bedensel algının sinematik ete kemiğe bürünüşüyle birleştirir. Renk kuramcıları ise renk-ışık bileşimlerinin nasıl anlam kodları taşıdığını ve farklı türlerde duygusal çağrışımlar ürettiğini gösterir. Böylece, seyircinin duygu repertuvarı perdedeki renk paleti tarafından örgütlenir; ekrandaki görüntü ile salondaki beden arasında titreşen ortak bir duygulanım alanı oluşur. Bu çalışma, söz konusu yaklaşımı somutlamak amacıyla Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne (2023) filminde renk paletinin Stimmung üretimindeki rolünü incelemektedir. Amaçlı örneklemle seçilen film, beden merkezli fenomenolojik film analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Çözümleme; filmde sistemli biçimde kurulan ruh hâllerini, bu hâlleri seyirciye aktaran biçimsel stratejileri ve renk paletinin bu stratejiler içindeki belirleyici işlevini ortaya koymayı hedeflemiştir. Bulgular, karla kaplı mavi-gri tonların başlangıçtan itibaren seyirciyi bastırıcı bir melankoliye sürüklediğini, durağan kadrajlar ve uzun sessizliklerin bu duyguyu pekiştirdiğini göstermektedir. Buna karşılık, belirli sahnelerde kullanılan sıcak ve canlı ton geçişleri kısa süreli umut ve empati anları yaratarak atmosferi ritmik biçimde gerilimlendirmektedir. Sonuç olarak araştırma, renk tasarımının sinemada kolektif ruh hâli yaratımındaki kurucu işlevini doğrulamakta ve rengin, izleyiciyi tekil duygular yerine paylaşılan bir estetik deneyime taşıyan temel araçlardan biri olduğunu ortaya koymaktadır.Keywords : Sinematik renk, uyumlama, stimmung, estetik deneyim
ORIGINAL ARTICLE URL
