IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
  • Sayı: 45
  • Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî

Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî

Authors : Burak Akca
Pages : 115-133
Doi:10.59777/ihad.1531417
View : 74 | Download : 30
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Günümüz tabiriyle sistematik bir hukuk doktrini şeklinde tanımlayabileceğimiz fıkıh mezhepleri, hukukun gerektirdiği tutarlılık ve ilkesellik arayışlarının bir sonucu olarak zaman içerisinde tabii olarak ortaya çıkan yapılardır. Nasları yorumlama yöntemleri bakımından genellikle ehl-i re’y ve ehl-i hadis olmak üzere ikili bir tasnife tabi tutulan bu yapılardan Mâlikî mezhebi, İbn Haldûn (ö. 808/1406) tarafından ehl-i hadis kategorisinde konumlandırmış olsa da Şâfiî ve Hanbelî ekolü ile kıyaslandığında ehl-i re’ye daha yakın durmaktadır. Ancak gerek ekoller gerekse şahıslar özelinde yapılan bu tür tasnifler, suni tasnifler olup genel bir fikir vermek dışında vakıayı ortaya koymada yetersiz kalmaktadır. Hadis-rey tasnifi üzerinden düşünüldüğünde aynı mezhebe mensup olan fakihler dahi nasları anlama ve yorumlama konusunda farklı yaklaşımlara sahip olabilmekte ve tali meselelerde aralarında metodolojik ayrılıklar görülebilmektedir. Nitekim bazıları, kurucu imamlarına olan derin saygılarından dolayı veya mezhebin sistematik dokusunu zedelememeye ve iç tutarlılığı korumaya verdikleri büyük önemden ötürü ya da başka bir sebebe binaen nasları, mezheplerinin genel kabulleri çerçevesinde yorumlarken; bazıları ise doktrin sınırlarını aşma pahasına nasların literal anlamlarını muhafaza etmeyi prensip edinmiştir. Aralarında hoca-talebe ilişkisi de bulunan Mâlikî fukahâsından Karâfî (ö. 684/1285) ve Bekkūrî’nin (ö. 707/1308) tikel meselelerdeki görüş ayrılıkları, bu yorum ve yöntem farklılığına güzel bir örnek teşkil etmektedir. Terâcim kaynaklarında hakkında pek bir bilgi bulunmayan ve genellikle Karâfî’nin talebesi olarak anılan Bekkūrî’nin günümüze ulaşan tek eseri hocasının el-Furûk adlı eseri üzerine kaleme almış olduğu Tertîbü’l-Furûk adlı çalışmasıdır. Bekkūrî bu eserinde geleneksel bir Mâlikî fakihi olmanın ötesinde ehl-i hadis ekolünden etkilenmiş bir muhaddis fakih profili sergilemiştir. Mezhep mensubiyeti ile ilgili bir problemi olmasa da söz konusu hadislerin mezhep görüşü ile tearuz eden literal anlamları olduğunda, doktrin dışına çıkmaktan çekinmemiş ve Mâlikî fukahâsının hadis-mezhep uzlaşmasını sağlamak için yapmış olduğu yorumları ikna edici bulmamıştır. Hatta yeri geldiğinde müntesibi olduğu mezhebin imamı olan İmam Mâlik (ö. 179/795) ile dahi tartışabilmiştir.
Keywords : İslam hukuku, Tertîbü’l-Furûk, Bekkūrî, Karâfî, İbn Abdüsselâm

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026