- Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- FARS ASILLI SAHÂBÎ SEFÎNE EL-FÂRİSÎ’NİN HAYATI VE RİVÂYETLERİ
FARS ASILLI SAHÂBÎ SEFÎNE EL-FÂRİSÎ’NİN HAYATI VE RİVÂYETLERİ
Authors : Abdullah Çimen
Pages : 683-707
Doi:10.46353/k7auifd.1743242
View : 100 | Download : 172
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :İslam dininin iki temel kaynağı Kur’ân-ı Kerîm ile sünnettir. Bunlardan sünnetin kaydedilmesi, öğrenilmesi, aktarılması gibi önemli görevler Hz. Peygamber’in ashâbı tarafından yerine getirilmiştir. Bir başka ifadeyle zikredilecek olursa sünnetin sözlü veya yazılı metinleri olan hadisler, sahâbe tarafından nakledilmiş, sonraki dönemlerde de titizlikle kaynaklara intikal etmiştir. Sahâbîlerin sayısı Mekke’nin fethi itibariyle –çeşitli rakamlar zikredilse de– on iki bin civarında olduğu söylenmiştir. Tarihi süreç içerisinde özellikle hadis âlimleri, hadislerin naklini sağlayan ve Hz. Peygamber tarafından nesillerin en hayırlısı olarak tavsîf edilen bu nesli tanıtan çalışmalar yapmıştır. Ashâbın hayatları hakkında en kapsamlı bilgileri veren İbn Hacer el-Askalânî (ö. 852/1449) toplam on bin civarında sahâbîyi tanıtmaktadır. Fakat Hz. Peygamber’den hadis nakleden sahâbîlerin sayısı ise oldukça düşük bir sayı ile bin-bin yüz civarında zikredilmiştir. Sahâbîlerin naklettikleri hadislerin sayıları da farklılık göstermiştir. Kimi sahâbîler binden fazla hadis naklederek muksirûndan sayılmış bazıları da daha az hadis naklederek mükıllûndan sayılmıştır. Öte yandan bazı sahâbîlerin hayatları hakkında çok fazla malumat gelmişken, bazıları hakkında bilgiler oldukça sınırlı kalmıştır. Bu durumda özellikle de Resûlullah’tan hadis naklinde bulunan sahâbîlerin hayatlarının daha detaylı incelenmesi, naklettikleri hadislerin muhteva, sıhhat, kaynak bakımlarından analizi ilmî olarak bilgileri bir arada görme imkânını verecektir. Bu çalışmanın amaçlarından birisi Hz. Peygamber’in hizmetkârı olan Sefîne el-Fârisî’nin hayatı hakkında bilgileri en geniş haliyle bir araya getirmektir. Diğer bir amacı da onun naklettiği hadisleri sayı ve konularına göre inceleyerek analizini yapmaktır. Bu kapsamda ondan hadisi nakleden râvileri ve hangi kaynaklara intikal ettiği ortaya koymak da çalışmanın amaçları arasındadır. Sefîne’nin naklettiği hadislerin hangi hükümlere konu olduğunu zikrederek ilgili kaynaklara işaret etmek de önem arz etmektedir. Bu hedefler doğrultusunda öncelikle başta sahâbeyi tanıtan eserler olmak üzere ricalle ilgili kaynaklara başvurulmuştur. Bunun yanı sıra hadis kaynaklarına da müracaat edilmiştir. Nitekim hadis kaynaklarındaki rivâyetler de onun hakkında bilgi içermektedir. Sefîne el-Fârisî’nin hadis rivâyetleri hakkında İbn Hazm, Bakî b. Mahled’in el-Müsned’ine dayanarak on dört hadis naklettiğini belirtmiştir. Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde ise onun on altı hadisi yer almaktadır. Her iki âlimin zikrettiği sayı da mükerrerleri ile beraberdir. Çalışmanın problematik kabul edilebilecek hususlarından birisi Bezzâr’ın Müsned’inde yer alan Sefîne’nin rivâyetleridir. Bezzâr meşhur hadis kitaplarında bulunmayan ya da kaynaklarda yaygın olarak zikredilmeyen hatta bazen sadece kendisinin zikrettiği hadisleri eserinde Sefîne’ye nispet edilenler başlığında vermiştir. Bu rivâyetlerin çoğunlukla cerh edilen râviler kanalıyla nakledilmesinden dolayı garib veya ferd kaldığı görülmektedir. Konu itibariyle doğrudan Hz. Peygamber’den naklettiği hadisler muhtevâ olarak; Sefîne isminin sebebi, hilâfetin otuz yıl olması, yaralanmış bir devenin ölmesi halinde etinin ne olacağı, Hz. Peygamber’in süslenmiş eve girmemesi, Ümmü Seleme tarafından kendisinin azat edilmesi, Deccâl’in mahiyetini bildiren hadis, abdestte su miktarının ne kadar olması gerektiği hakkındadır. Sefîne’nin hükümlere konu olan hadisleri arasında hilâfetin otuz yıl olacağı ile ilgili hadis bulunmaktadır. Sefîne’nin azad edilmesiyle ilgili olarak nakledilen hadise göre bir kölenin azad edilirken herhangi şarta bağlı kalarak azadının caizliği konusunda hükümlerde delil olarak kullanılmıştır. Yine süslenmiş bir evi terk etmesiyle ilgili hadis içerisinde sûret, resim vs bulunan eve girilmemesiyle ilgili bahislerde delil olarak kullanılmıştır. Resûlullah’ın abdestte bir mudd, gusülde bir sâ‘ su kullandığını bildiren hadisi de âlimler fıkhî hükümlerde delil olarak zikretmişlerdir. Hükme konu olan diğer bir rivâyet de içinde çan-جرس (zil sesi çıkaran aletler) bulunan bir kafileye melekler eşlik etmeyeceğini bildiren hadistir. Bu rivâyet özellikle de Mâlikî ve Hanbelî âlimler tarafından delil olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada literatür taraması yöntemi kullanılmış ve elde edilen verilerden çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur. Bu çalışmada ashâb arasında fazla bilinmeyen Sefîne el-Fârisî’nin rivâyetlerinin birçok hadis kaynağında yer aldığı da tespit edilmiştir.Keywords : Hadis, sahâbe, Sefîne el-Fârisî, rivâyet, fıkıh.
ORIGINAL ARTICLE URL
