- Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 12 Sayı: 2
- BÜSR B. EBÛ ERTÂT’IN HAYATI VE ASKERÎ FAALİYETLERİ
BÜSR B. EBÛ ERTÂT’IN HAYATI VE ASKERÎ FAALİYETLERİ
Authors : Hakan Öztürk
Pages : 841-872
Doi:10.46353/k7auifd.1760155
View : 89 | Download : 114
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Emevî Devleti’nin kuruluş aşamasında ve Muâviye’nin kontrolü sağlamasında büyük oranda emeği geçen komutanlar arasında yer alan Büsr b. Ebû Ertât; tarih kaynaklarında çocuk katili, gaddar ve zalim bir kişi olarak tanıtılmıştır. Bu özellikleri, Hz. Peygamber’in sahâbîle-rinden birisi için uygun görmeyenler onun sahâbe olmadığını ve Hz. Peygamber’den hiçbir şey işitmediğini söylemişlerdir. Onun sahâbîliği ile ilgili tartışmalardan doloyı doğum tarihi ile ilgili farklı görüşler mevcuttur. Büsr’ün sahâbe olduğunu kabul etmeyenler Allah Resûlü’nün vefa-tından iki yıl önce doğduğu rivayetini kabul edenler ise; Hz. Peygamber vefat ettiği zaman sekiz yaşlarında olduğu rivayetini esas almışlardır. Onun sahâbe olduğu ancak Resulullah’ın yolunu takip etmediği ve kötü bir adam olduğu da ifade edilmiştir. Kaynaklarda kendisiyle ilgili bunlara benzer pek çok rivayetin yer aldığı Büsr b. Ebû Ertât’ın hayatı, aldığı askerî gö-revler ve bu görevler esnasında sergilediği tavırlar bu çalışmada ele alınacak ve hakkındaki rivayetler tarih metodolojisine uygun bir şekilde değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Makalede; çoğunluk tarafından sahâbe kabul edilen ve Hz. Peygamber’den iki hadis rivayet etmiş olan Büsr’ün Muâviye’nin hilafetine kadar İslam fetihlerine katkısı, Hz. Ali-Muâviye mücadelesin-deki faaliyetleri ile Muâviye’nin halifeliği döneminde gerçekleştirilen fetih hareketlerindeki öneminin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda Büsr b. Ebû Ertât’ın fetihlerde görev alan cesur ve saldırgan bir komutan olduğu, Hz. Ömer zamanında fetih hareketlerine katıldığı, halifenin Büsr ve diğer mücahitler için dua ettiği, Hz. Ömer tarafından kendisine atıyye ayrıldığı, hakkında belirtilen hususlar arasındadır. Hatta o, Hz. Ömer zamanında Mı-sır’ın ele geçirilmesinde Zübeyr b. Avvâm ile beraber Amr b. el-As’a gönderilen yardımcı kuv-vetin içinde yer almıştır. Hz. Osman zamanında da Ifrıkiyye’deki fetih hareketlerine katılmış, Zâtüssavârî Seferinde Şam valisi Muâviye’nin temsilcisi olarak iki yüz gemi ile Mısır valisi Abdullah b. Sa’d b. Ebî Serh el-Âmirî’ye yardımcı olmuştur. Çok değer verdiği Hz. Osman’ın, aralarında öldürülmesinden dolayı Medinelileri sorumlu tutmuş, Hz. Osman’ın katillerinin ce-zalandırılmasını isteyen Muâviye’nin yanında yer almıştır. Hz. Ali - Muâviye mücadelesi esna-sında meydana gelen Sıffîn Savaşında Muâviye’nin ordusunun artçı birliklerini komuta etmiş-tir. Hz. Ali Muâviye’yi mübâreze’ye davet ettiği zaman Büsr, Muâviye’nin yerine Hz. Ali’nin karşısına çıkmış, aldığı mızrak darbesiyle yere düşmüştür. Yemen’de Hz. Ali’nin valisi olarak görev yapan Ubeydullah b. Abbâs’ın Hz. Osman taraftarlarına sert davrandığı, bunun üzerine bu kişilerin Muâviye’ye mektup yazarak yardım talebinde bulunduğu iddia edilmiştir. Muâvi-ye, Büsr komutasında bir askerî birliği Hicaz ve Yemen’e kendisi adına biat alması için gön-dermiştir. Büsr Medine’ye girdiği zaman yaptğı bir konuşma ile onları tehdit etmiş, kendisine kalsa büluğ çağına ermiş bütün erkekleri öldüreceğini ancak Muâviye’nin buna engel olduğunu söylemiştir. Daha sonra Mekke ve Tâif’e giderek Muâviye adına biat almıştır. Yemen’de ise Ubeydullah b. Abbâs’ın henüz reşit olmamış iki çocuğunu öldürdüğü iddia edilmiştir. Büsr, Hz. Hasan - Muâviye karşılaşmasında ise Şam ordusunun öncü birliklerini komuta etmiştir. Muâviye’nin Hz. Hasan ile anlaşarak halifeliği devralmasından sonra Büsr’ün ismi çoğunlukla fetih hareketlerinde geçmiştir. Müslümanlar’ın ilk deniz komutanlarından biri olarak kabul edi-len Büsr, Muâviye tarafından kendisine tevdi edilen askerî görevlerde şiddete başvurmaktan çekinmemiş, yeri geldiğinde çocukları kaçırarak tehdit aracı olarak kullanmış, hatta öldürmüş ve Müslüman kadınları da esir etmiştir. Söz konusu faaliyetleri sırasında Muâviye’nin onun kişilik yapısının farkında olarak mı görevlendirme yaptığı ya da icraatlarından haberdar olduk-tan sonra ne tür tepkiler verdiği bu anlamda son derece önemli sorulardır. Muâviye’nin özellik-le Medine ve Mekke halkına dokunmaması konusunda kendisini uyarması, hatta Esved b. Ebû’l-Bahterî’yi de yanında görevlendirmesi Büsr’ü ve yapabileceklerini iyi tahmin ettiğinin bir göstergesidir. Büsr gerek karada gerekse denizdeki becerisi ile âdeta Muâviye’nin sağ kolu olmuştur. Buna karşılık Muâviye Büsr’e kısa süren Basra valiliği hariç herhangi bir yöneticilik görevi vermemiş, onu daha çok fetih hareketlerinde kullanmıştır.Keywords : İslam Tarihi, Büsr b. Ebû Ertât, Muâviye b. Ebû Süfyan, Emeviler, Mısır
ORIGINAL ARTICLE URL
